Piyometralı köpek uteruslarında endokanabinoit varlığının belirlenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Doğum Ve Jinekoloji (Veteriner) Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ANIL GÜRKAN AKSU

Danışman: Serhan Serhat Ay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Piyometra, kısırlaştırılmamış dişi köpeklerde sık görülen reprodüktif sistem patolojisidir. Klinik olarak önemli bir hastalık olmasına rağmen etiyolojisi tam olarak aydınlatılamamıştır. Doğal bağışıklık sistemi yanıtları, bakteriyel virülans ve hormonal değişikliklerin hastalığın gelişiminde rol oynadığı bilinmektedir. Yangı süreçlerinin düzenlenmesinde endokanabinoit sistem (eCS) ve ısı şok proteinleri (HSP'ler) gibi mekanizmalar önemli rol oynamaktadır. Her iki sistemin de sepsis gibi ciddi enfeksiyon süreçlerinde sinerjik bir şekilde çalışabileceği düşünülmektedir. Ancak eCS ve HSP70'in köpek uterusunda ya da piyometrada varlığı ve nasıl bir rol oynadığı henüz tam olarak açıklanamamıştır. Sunulan doktora tez çalışması piyometralı ve sağlıklı köpek uterusunda bu sistemlerin varlığının araştırılmasını amaçlamıştır. Çalışmaya kapalı serviks piyometra (KP; n=7) ile açık serviks piyometra (AP; n=7) tanısı koyulan ve seksüsel siklusun diöstrüs (DÖ; n=7) ile anöstrüs (AÖ; n=7) döneminde oldukları belirlenen toplam 28 köpek (n=28) dahil edildi. Tüm gruptaki köpeklere ovaryohisterektomi uygulandı. Toplanan uterus örneklerinden kanabinoit reseptörü 1 (CB1), kanabinoit reseptörü 2 (CB2) ve HSP70'in immünohistokimyasal (İHC) ve Real-Time qPCR analizleri yapıldı. Tüm gruplardan alınan kan örneklerinden serum anandamid (AEA) ve 2-arakidonoylgliserol (2-AG) ölçümleri gerçekleştirildi. İmmünohistokimyasal analizde CB1, CB2 ve HSP70'in bütün gruplarda uterusun farklı hücresel yapılarında pozitif immünoreaktivite gösterdiği belirlendi. Real-Time qPCR analizinde ise farklı düzeylerde olmakla birlikte tüm hedef gen ifadeleri çalışmadaki her bir gruba ait uterus dokusunda saptandı. Gruplara ait CB1 gen ifadeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu (p=0,004) belirlenirken CB2 ve HSP70 gen ifadeleri arasında anlamlı fark olmadığı (sırasıyla p=0,602 ve p=0,964) belirlendi. Grupların serum AEA düzeyleri arasında istatistiksel fark olduğu (p=0,017) ancak 2-AG düzeyleri arasında anlamlı fark olmadığı (p=0,072) belirlendi. Sonuç olarak; CB1, CB2 ve HSP70 hedef genlerinin piyometralı ve sağlıklı uterusta mevcut olduğu gösterilmiştir. Bu veri tüm hedef genlerin piyometralı ve sağlıklı uterusta hücresel koruma ve homeostazı sağlamaya çalıştığına dair bir kanaat oluşturmaktadır.