Evli bireylerin ebeveynleşme düzeylerinin evlilik doyumuna etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sosyal Hizmetler Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜZEYYEN YILDIRIM KARAYAVUZ
Danışman: Gülsüm Çamur
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın amacı, evli bireylerin çocukluk dönemlerinde deneyimledikleri ebeveynleşme rollerinin evlilik doyumu üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada, ebeveynleşmenin çok boyutlu yapısı dikkate alınarak (ebeveyn odaklı ebeveynleşme, kardeş odaklı ebeveynleşme, ebeveynleşmeden algılanan yarar), bireylerin çocukluk yaşantılarının yetişkinlikteki evlilik ilişkilerine nasıl yansıdığı analiz edilmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli temelinde yapılandırılmıştır. Veriler, Karadeniz Bölgesi'nde bir ilde ikamet eden 317 evli bireyden yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak Evli Birey Görüşme Formu, Ebeveynleşme Envanteri (EE) ve Golombok-Rust Evlilik Durumu Envanteri (GREDE) kullanılmıştır. Analizlerde Pearson korelasyon analizi, Bağımsız Örneklem t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve çoklu regresyon analizi gibi parametrik istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma bulguları, ebeveynleşme deneyiminden algılanan yararın evlilik doyumu üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunduğunu, ebeveyn odaklı ve kardeş odaklı ebeveynleşmenin doğrudan etkili olmadığını göstermiştir. Erkek bireylerin evlilik doyum düzeylerinin kadınlara göre daha düşük olduğu; çocuk sahibi olmanın evlilik doyumunu artırdığı; tanışarak veya flört ederek evlenen bireylerin evlilik doyumlarının görücü usulüyle evlenenlere kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırma, çocukluk döneminde yaşanan ebeveynleşme deneyimlerinin, bireylerin yetişkinlik dönemindeki evlilik ilişkileri üzerinde doğrudan değil, bu deneyimlerin birey tarafından nasıl anlamlandırıldığı üzerinden dolaylı etkiler oluşturduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, bireysel geçmiş yaşantıların evlilik ilişkileri üzerindeki uzun vadeli etkilerine dikkat çekmekte ve sosyal hizmet uygulamaları için mikro, mezzo ve makro düzeyde kapsamlı öneriler sunmaktadır.