Diospyros Kaki Ekstraktından Yeşil Sentezle Elde Edilen Gümüş Nanopartiküllerin Nöroprotektif Etkilerinin in vitro Hücre Hatlarında ve in vivo Fare Parkinson Modelinde Araştırılması


Yüce M. (Yürütücü), Tan F., Çalışkan N., Albayrak E., Aydın B.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Güdümlü, 2026 - 2029

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Güdümlü
  • Başlama Tarihi: Şubat 2026
  • Bitiş Tarihi: Şubat 2029

Proje Özeti

Sinir hücrelerinin ilerleyici kaybıyla karakterize ve çok faktörlü patofizyolojiye sahip Parkinson Hastalığı (PD),

dünya genelinde artan bir prevalansa sahiptir. PD tedavisinde, hastalık patolojisine neden olan periferik

faktörler nedeniyle hiçbir yaklaşım tam anlamıyla başarılı değildir. Tedavideki başarısızlığın nedenleri

arasında, kullanılan terapötiklerin sadece belirli patolojik etkeni hedeflemeleri ve bu terapötikler için aşılması

zor olan kan-beyin bariyerinin (BBB) kısıtlayıcı etkileri yer almaktadır. Bu nedenle tedaviye yönelik yeni

stratejilerin geliştirilmesi önemini korumaktadır. Keşfedilmelerinden bu yana birçok hastalığın tedavisinde

terapötik ve ilaç taşıyıcı sistemler olarak ön plana çıkan nanopartiküller, Parkinson dahil olmak üzere birçok

hastalığın tedavisinde hedefli dağıtım için ön plana çıkmaktadır. PD patogenezinde Substansia nigra’daki

dopaminerjik nöronların kaybı ile birlikte nöronlarda α-sinüklein birikimi söz konusudur. Bunun yanında,

periferik faktörlerden IL-1β’nın, PD semptomlarını şiddetlendirmesi, hastalığın patogenezinde inflamasyonun

önemini yansıtmaktadır. Bu noktada PD tedavisine yönelik mevcutta iki önemli eksiklikten 1. si PD

patogenezi ile ilişkisi ortaya konulmuş oksidatif stres, inflamasyon ve bağışıklık sistemi bozukluklarının tam

olarak hedeflenememesi; 2.si ise düşük biyoyararlanım ve kan-beyin bariyeridir. Bu noktada bu sorunları ele

alan PD tedavisine yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesi gerekliliği söz konusudur.

İlaç taşıyıcı sistemler olarak nanopartiküller (NP), kan-beyin bariyerini (BBB) kolaylıkla geçebilmeleri, hedefe

yönelik ilaç dağıtımı ve nöroproteksiyon için kolay modifiye edilebilir olmaları ile önemli terapötik araçlardır.

Nanopartiküllerin sentezi için en önemli üç koşul, yeşil veya çevre dostu bir çözücünün seçimi, iyi bir

indirgeyici madde ve stabilizasyon için zararsız bir malzemedir. Nanopartiküllerin sentezi için, fiziksel,

kimyasal ve biyosentetik yolların çok yaygın olduğu kapsamlı sentetik yollar uygulanmıştır. Genellikle,

kullanılan kimyasal yöntemler çok pahalıdır ve çevreye yönelik çeşitli risklerden sorumlu tehlikeli ve toksik

kimyasalların kullanımını içermektedir. Biyosentetik yol, biyomedikal uygulamalar için bitkiler ve

mikroorganizmalar kullanılarak nanopartikül sentezlemek için güvenli, biyouyumlu, çevre dostu bir yeşil

yaklaşımdır. Bu sentez mantarlar, algler, bakteriler ve bitkiler vb. ile gerçekleştirilebilir. Bu çalışma

kapsamında nanopartiküllerin yeşil sentezinde içeriğindeki flavonoidler ile önemli anti-oksidan ve ayrıca,

inflamatuar etkiye neden olduğu bilinen Trabzon hurmasından (Diospyros Kaki) yararlanılması

planlanmaktadır. Parkinson hastalığının, ROS üretimine dayalı hücresel hasar ve inflamasyon ile ilişkili

olması, hastalıkta kanda, beyin omurilik sıvısında (BOS) ve ölüm sonrası beyin dokusunda pro-inflamatuar

sitokinlerin artan seviyeleri gözlenmiş olması Trabzon hurmasının biyoaktif içeriği dolayısıyla PD tedavisi için

önemli bir potansiyele sahip olduğunu desteklemektedir. Yapılan çalışmalarda bunu desteklemektedir.

Bu kapsamda planlanan çalışmada, PD’ye yönelik anti-oksidan, anti-inflamatuar ve nöroprotektif özellikte

yeni bir hedefli tedavi yaklaşımı geliştirmek için Trabzon hurmasından yeşil sentezle gümüş nanopartiküllerin

sentezlenmesi amaçlanmaktadır.

Bu amaçlar doğrultusunda;

-Trabzon hurmasından (Diospyros Kaki) yeşil sentez yoluyla gümüş nanopartiküllerin üretilmesi ve

karakterizasyonu

-DK-AgNp’lerin in vitro validasyonlarının yapılması ve terapötik etkinliğinin belirlenmesi,

-DK-AgNp’lerin in vivo PD modellerinde terapötik etkinliğinin belirlenmesi hedeflenmektedir.

Önerilen proje ile nöronal rejenerasyonda etkili olan bitki sekonder metabolitleri ile PD tedavisine yönelik

nanoteknolojik yaklaşımların entegrasyonuyla elde edilen nanoformülasyonun, nanotıp alanında ve PD

tedavisinde önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.