Bilgisayarlı Tomografi Görüntülerinde Cavalieri Prensibi Kullanılarak Sağlıklı Bireylerde Karaciğer ve Dalak Hacimleri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi


Creative Commons License

GÜDEK M. A., Sahin B.

Hitit medical journal (Online), cilt.8, sa.1, ss.18-27, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 8 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.52827/hititmedj.1697774
  • Dergi Adı: Hitit medical journal (Online)
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.18-27
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Hepatomegali ve splenomegali birçok sağlık sorunu nedeniyle bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Karaciğer ve dalak boyut ilişkileri ile yaş, kilo, boy ve vücut kitle indeksi henüz ayrıntılı olarak değerlendirilmemiştir. Bu çalışma, Cavalieri prensibini kullanarak sağlıklı bireylerin bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerindeki karaciğer ve dalak hacimlerini hesaplamayı ve orantılı ilişkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Karın içi patolojisi olmayan 24 kadın ve 27 erkek 51 bireyde abdominal BT görüntülerinde karaciğer ve dalak hacimleri ölçüldü. Karaciğer ve dalak hacimleri Cavalieri Prensibi'ne dayalı ImageJ yazılımı kullanılarak hesaplandı ve karşılaştırıldı. Deneklerin karaciğer ve dalak hacimleri boy, kilo ve bel çevresiyle ilişkileri de değerlendirildi. Bulgular: Karaciğer ve dalak hacimleri arasında orta düzeyde anlamlı bir korelasyon bulundu (r=0,523; p<0,01). Erkeklerde karaciğer hacmi ile yaş (r=-0,460; p=0,016) arasında negatif korelasyon, BKİ (r=0,412; p=0,033), kilo (r=0,754; p<0,001), boy (r=0,534; p=0,004) ve bel çevresi (r=0,708; p<0,001) değerleri arasında pozitif korelasyon bulunurken, kadınlarda bu değişkenler arasında ilişki bulunamamıştır. Erkeklerde dalak hacmi ile vücut ağırlığı (r=0,516; p=0,006) ve bel çevresi (r=0,606; p=0,001) arasında pozitif korelasyon bulunurken, kadınlarda dalak hacmi ile diğer değişkenler arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Karaciğer ve dalak hacimleri arasında tespit edilen orta düzeyde korelasyon, bu iki organın yapısal ve işlevsel birlikteliğine işaret etmektedir. Elde edilen veriler, hepatosplenomegali değerlendirmelerinde bireysel ve cinsiyete özgü parametrelerin dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.
Objective: Hepatomegaly and splenomegaly can occur independently due to many health problems. The liver and spleen size relationships with age, weight, height and body mass index have not yet been evaluated in detail. This study aims to calculate liver and spleen volumes in computed tomography (CT) images of healthy individuals using the Cavalieri principle and to determine their proportional relationships. Materials and Methods: Liver and spleen volumes were measured in abdominal CT images of 51 individuals, 24 females and 27 males, without any intra-abdominal pathology. Liver and spleen volumes were calculated and compared using the ImageJ software based on the Cavalieri Principle. The relationships between liver and spleen volumes of the subjects and height, weight and waist circumference were also evaluated. Results: A moderately significant correlation was found between liver and spleen volumes (r=0.523; p<0.01). In men, there was a negative correlation between liver volume and age (r=-0.460; p=0.016), and a positive correlation between BMI (r=0.412; p=0.033), weight (r=0.754; p<0.001), height (r=0.534; p=0.004) and waist circumference (r=0.708; p<0.001), while no relationship was found between these variables in women. In men, there was a positive correlation between spleen volume and body weight (r=0.516; p=0.006) and waist circumference (r=0.606; p=0.001), while in women, no significant relationship was found between spleen volume and other variables. Conclusion: The moderate correlation between liver and spleen volumes indicates the structural and functional association of these two organs. The data obtained show that individual and gender-specific parameters should be taken into account in the evaluation of hepatosplenomegaly.