Bağımlılıkla Mücadelede Kamu Politikaları Sempozyumu, Samsun, Türkiye, 27 - 28 Nisan 2023, ss.168-169, (Özet Bildiri)
Amaç: Din görevlilerinin bağımlılıkla mücadelede güçlendirilmesine yönelik verilen eğitimin bilgi düzeyi ve öz-yeterliliklerine etkisini belirlemektir. Yöntem: Araştırma yarı deneysel tasarımda tarihlerinde yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Samsun il ve ilçe müftülüğünde bağımlılık koordinatörü ve manevi danışman olarak görev yapan 260 din görevlisi oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeyip evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiş, 115 kişi ile çalışma tamamlanmıştır. Üç oturumdan oluşan eğitim programı; bağımlılık hakkında genel bilgileri, bağımlılık ve beyin ilişkisini, teknoloji bağımlılığını, sigara ve etkilerini, alkol ve diğer madde bağımlılıkları, güvenli bağlanma ve bağımlılığı, bağımlılıkta bir risk faktörü olarak çocuk ihmal ve istismarını, bağımlılıkla mücadelede ailenin rolünü, bağımlılığın tedavi ve rehabilitasyonunu ve vaka çalışmasını içermektedir. Din görevlileri dört gruba ayrılarak her gruba üç oturumluk eğitim programı uygulanmış, eğitim öncesinde ve eğitimden bir ay sonrasında ölçekler uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında tanımlayıcı bilgi formu, madde bağımlılığından korunmada öz yeterlilik ölçeği ve bağımlılık bilgi testi kullanılmıştır Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Değerlendirmede tanımlayıcı istatistikler ve tek yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA ile Wilks’ Lambda Testi analizi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 40.62±7.82, %53.9’u erkek, %88.7’si evli, %82.6’sı üniversite mezunu ve meslekteki görev süreleri ise 13.94±8.23 yıl şeklindedir. Ailelerinde ve görev yaptıkları yerde madde bağımlısı bulunma durumu sorgulanmış ve sırasıyla %36.5 ve %86.1 oranında bulunduğu şeklinde cevap alınmış, çoğunlukla kullanılan maddenin de sigara olduğu saptanmıştır. Davranışsal bağımlılıklar sorgulandığında ise ailede ve görev yaptığı yerde teknoloji bağımlısı bulunma oranının sırasıyla %33 ve %47 olduğu bulunmuştur. Eğitim öncesinde ve sonrasında bağımlılıkla mücadele konusunda kendilerini sorumlu hissetme durumlarını belirleyebilmek için 1-10 arasında kendilerine puan vermeleri istenmiş, eğitim öncesindeki puan ortalamaları 7.74±2.01 iken eğitim sonrasında 8.26±1.47 (Wilks’Λ=0.960, F(1,114)=4.741; p=0.032) anlamlı bir şekilde artış gösterdiği, bağımlılıkla mücadele konusunda kendileri yeterli hissetme durumları da aynı şekilde 1-10 arasında puanlanmış ve eğitim öncesinde 6.24±1.98, eğitim sonrasında ise 7.30±1.61 olduğu ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu (Wilks’Λ=0.832, F(1,114)=23.033; p<0.001) görülmüştür. Din görevlilerine yönelik uygulanan eğitim programının etkinliğini değerlendirmek için eğitim öncesinde ve sonrasında bilgi düzeyleri incelenmiş yapılan analiz sonucunda aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu ve fark puanlarının sıra ortalaması ve toplamları dikkate alındığında gözlenen bu farkın son test lehine anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir (η2=0.169, p<0.05). Ayrıca eğitim öncesi ve sonrası madde bağımlılığından korunmada öz yeterlilik ölçeği puan ortalaması incelenmiş ve ön test ve son test puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu yapılan eğitimin özyeterliliği artırmada son testte anlamlı bir etki oluşturduğu görülmüştür (η2=0.037, p<0.05). Sonuç ve Öneriler: Bağımlılıkla mücadelede din görevlilerine verilen eğitim programının katılımcıların bağımlılıkla mücadelede kendilerini sorumlu ve yeterli hissetme durumları ile bilgi düzeylerini ve özyeterliliklerini anlamlı bir şekilde arttırdığı, anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bu durumda yapılan eğitimle din görevlilerin farkındalığının arttığı ve bu yönde kendilerini daha iyi değerlendirebildikleri söylenebilir. Eğitim programının farklı meslek grupları üzerinde de etkinliğinin incelenmesi önerilmektedir.