Günümüz Türk Müziği Beste ve İcralarında Diyalojik Prozodi Tasavvuru


Arş. Gör. Senem Arslan

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Ahmet Çakır

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Bu tez, günümüz Türk müziğine dair yapılan mevcut prozodi çalışmalarının

dışında yeni bir prozodi tasavvuru oluşturmayı araştırmaktadır. Türkiye’de yaklaşık

1920’li yıllardan itibaren 20. yüzyıl Batılılaşma faaliyetlerinin bir sonucu olarak

gündeme getirilen prozodi konusunda yazılmış güfte merkezli eserlerin veya akademik

çalışmaların sınırlı bir bakış açısını yansıttığı ve bazı yetersizliklere neden olduğu

tespit edilmiştir. Prozodi teorilerinin kural kavramına bakış açısından kaynaklandığı

tahmin edilen sorunların çözümüne yönelik olarak bu çalışmada kural bilincine dair

geliştirilen yeni bir perspektif doğrultusunda bir yol takip edilmiştir. Bu bağlamda

tezin amacı; birbirine indirgenemeyen söz ve müziğin buluşması noktasında prozodiyi,

farklı bir kural bilinci ekseninde diyalojik bir yapıya dönüştürmenin imkanını

araştırmak ve bunda takip edilebilecek yöntemi belirlemektir.

Diyalojik bir prozodi tasavvurunun mümkün olabilmesi için bir müzik eserinin;

telaffuz, semantik (anlam), imge, ritim ve dinleyici unsurlarının hep birlikte dahil

olduğu bir müzikal diyalog olarak tanımlanıp bu çok katmanlı yapının göz önünde

bulundurularak bir değerlendirme yapılması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Telaffuz

konusunda, müzik icralarında bugünkü doğal telaffuz biçiminin dikkate alınması ve

telaffuz biçiminin, icra esnasında eserin anlamını geride bırakacak derecede öne

çıkmaması vurgulanırken semantik konusunda, diyalojik prozodi tasavvurunun,

alternatif anlam dünyalarının inşa edilme tarzı olduğu tespit edilmiştir. İmge

konusunda, müzik teorilerindeki prozodi şemsiyesinin, müzik eserine ifade zenginliği

sağlayabilecek görsel tasvirleri de içine alacak şekilde geniş tutulması gerektiği

belirlenmiş, diğer bir konu olan ritmin ise müzik unsurları arasındaki diyaloğa kendi

karakterince katılım sağlayan prozodik bir unsur olduğu ifade edilmiştir. Son olarak

belirli dinleyici tiplerinin, müziği alımlama biçimlerinin farklılığı yönünden müziğe

verdikleri tepki ve bu dinleyici tepkilerinin müziğin dönüşümünde nasıl bir rol

oynadıkları konusu tartışılmıştır. Bu bağlamda bir prozodi teorisinin, müziğin çok

farklı şekillerde tecrübe edilebilmesi nedeniyle bir tür demokratik çoğulcu bir

yaklaşımı temsil etmesi gerektiğine işaret edilmiştir.