Arş. Gör. Dr. Duru Çiğdem Şimşek
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Nuray Keskin
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Tez, sanat politikaları üzerinden devlet ve toplum ilişkisine
odaklanmakta, devlet ve kamu yönetimi olgularına, toplumların refah ve mutluluğunun
sağlanmasıyla ilişkili olarak yaklaşmaktadır. Ayrıca tez sanat alanını kamu
politikası alanlarından eğitim kadar hayati bir yere koymaktadır. Tüm
bunlar doğrultusunda tezde ileri sürülen düşünce şudur: Sanat toplumları
-zihinsel ve duygusal olarak olumlu yönde- dönüştürücü bir güce sahiptir ve bu
sebeple devletlerin bu alanda etkin politikalar üretmesi gereklidir. Devlete
böyle bir gereklilik yükleyen savın dayandığı düşünce ise ülkelerin en örgütlü
organizasyonu olan devletin, yasalar ve yaptırım gücü aracılığıyla özendirme ve
caydırma işini en etkin yapabilen araç olmasıdır. Bu kapsamda tezin amacı Türkiye
Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde devletin sanat politikalarının, toplum ve
sanat çevresine yansımalarını da içine alacak şekilde derinlemesine ortaya
konulmasıdır. Cumhuriyet’in kuruluş döneminde sanat politikalarının bütüncül olarak
ve derinlemesine incelenmesi amacı doğrultusunda tez, ele aldığı konuyu tarihsel
araştırma yöntemiyle ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu yöntem temelinde TBMM
tutanakları, parti ve hükümet programları, mevzuat düzenlemeleri, raporlar,
anılar vb. birincil belgelerden yararlanılmıştır. Bunların yanı sıra dönemin
sanatsal faaliyetleri ve bu faaliyetlerin katılımcılarına ilişkin sayısal
verilere de başvurularak nitel yöntemin nicel verilerle desteklenmesine
çalışılmıştır. Cumhuriyet’in kuruluş döneminde devletin sanat alanında politika
üretim sürecinin derinlemesine incelenmesi sonucunda, devletin toplumu
dönüştürmek adına sanatla nasıl bir ilişki kurması gerektiği konusunda yaygın
olarak yöneltilen “devlet sanatı maddi olarak desteklemeli mi desteklememeli
mi” sorularından bir adım daha öteye geçilerek ülkelerin ve o ülkeleri
oluşturan toplumların özgül koşulları bağlamında yeni sorular geliştirilmesi
gerekliliği ortaya çıkmıştır.