Kıssa-i Anter (İkinci Cilt / A.3114)
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili Ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Yavuz Bayram
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
KISSA-İ ANTER (İKİNCİ CİLT / A. 3114)
Sevinç ÜNSAL
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Danışman:
Anter bin
Şeddâd, Miladi VI. yüzyılda Necd bölgesinde yaşamış, Abs kabilesinden
kahramanlığı ve şiirleriyle meşhur Cahiliye Devri şairidir. Arap dünyasında
onun kahramanlığını ve kahramanlığı sayesinde kölelikten kurtuluşunu,
amcasının kızı Able’ye olan aşkını, şiir alanındaki hâkimiyetini, kanaatkâr ve
cesur bir yaşam tarzını anlatan kahramanlık hikâyesi Sîretü’l-Anter’dir. Bu
eser Arap coğrafyasında doğmuş, bu coğrafyanın dışında Batı’da da etkisini
sürdürmüştür. Türkçeye ise XV. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet’in emriyle “Kıssa-i Anter bin Şeddâd bin Kırâd
el-Absî” adlı tercümeyle yazıya geçirilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle
yazılmıştır. Ana hatlarıyla üç ciltten oluşmaktadır. Bu tercüme esere ait
nüshalar, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde bulunmaktadır. Dil ve kültür
yönünden bir hazine niteliğinde olmasına rağmen bu tercüme eser üzerinde yeterli
çalışma yapılmamıştır. Eser bu yönüyle dikkatleri üzerine çekmiş, geç de olsa
gün ışığına çıkarılmak üzere çalışmalar başlatılmıştır.
Çalışmanın amacı Kıssa-i Anter’in ikinci
cildinin istinsahı olan Topkapı Sarayı Kütüphanesindeki A.3114 numaralı
nüshanın çeviri yazılı metnini hazırlamak, sözlüğünü oluşturmak ve eserde
geçen hikâyeyi incelemektir. Böylece özellikle dil yönünden hazine
niteliğindeki bu eseri gün ışığına çıkarmak ve gelecekte ilgili çalışmalara
kaynaklık yapmasına katkıda bulunmak hedeflenmiştir.
Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci
bölümde Anter bin Şeddâd ve Siretü’l-Anter hakkında bilgi verilmiş ve Kıssa-i
Anter’in ikinci cildine ait A.3114 numaralı nüshanın tanıtımı yapılmıştır.
İkinci bölümde A.3114 numaralı nüsha, hikâye içeriği, imlâ hususiyetleri ve
söz varlığı yönünden incelenmiştir. Üçüncü bölümde, metnin okunmasında dikkat
edilecek hususiyetler ve nüshanın çeviri yazılı metni oluşturulmuştur.
Dördüncü bölümde ise sözlük çalışması yapılmıştır.
Çalışmaların sonucunda dil ve kültür
zenginliğimize katkıda bulunan bir eserin daha yeniden gün ışığına çıktığı
düşünülmektedir.