Rivayetlerin Hz. Peygamber'e aidiyetini tespitte amel olgusu


Doç. Dr. Bekir Özüdoğru

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Yavuz Ünal

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)

Özet:

Bir rivayetin sıhhati yani Hz. Peygamber'e aidiyeti çeşitli yollardan tespit edilebilir. Hadis ilminde rivayetin tespiti, genel anlamda rivayeti nakleden râviler (isnad) üzerinden yapılmaktadır. Bu çalışma, isnad dışında herhangi bir konuda uygulama anlamındaki "amel"in rivayetin sıhhatini tespit edip edemeyeceğini tartışmaktadır. Rivayet-amel ilişkisi bağlamında literatürde üç türlü amele yer verilmiştir. Birincisi, râvinin rivayeti ve buna uygun/aykırı ameli konusudur. Genellikle sahabe tabakası üzerinde ele alınan râvinin rivayetine muhalif amelinin rivayet için ne anlama geldiği tezin ilk sorusudur. İkincisi hicrî ilk iki asırda Medine ve Kûfe gibi şehirlerde sahabe ve tabiîn âlimleri etrafında oluşan ve söz konusu bölgeler ile özdeşleşen amel olgusudur. Herhangi bir rivayete karşı bu amellerin tercih edilmesi, bunlara muhalif rivayetlerin terkedilmesi ve bu pratiğin nasıl anlaşılması gerektiği tezin ikinci sorusudur. Üçüncüsü ise bölgeselliğin kaybolduğu hicrî üçüncü asırdan sonra gündeme gelen âlimlerin ameli konusudur. Bu doğrultuda bazı rivayetler için "âlimler telakki bi'l-kabûl/icmâ etmiştir" gibi ifadeler kullanılmıştır. Sıhhat algısındaki değişime paralel olarak ortaya çıkan bu ifadeler, genellikle zayıf rivayetler ile ilgili kullanılmaktadır. Dolayısıyla âlimlerin amelinin rivayete ne tür bir etkisinin olduğu, tezin üçüncü sorusudur. En genel anlamıyla rivayet-amel ilişkisini konu edinen bu çalışma, amelin rivayetin sıhhat ve/veya delalet yönlerinden hangi boyutuyla ilgili olduğunu ortaya koymayı, bu doğrultuda günümüz metin (muhteva) tenkidine dair eserlerde bahsedilen rivayetin râvinin ameline, ma'rûf sünnete veya icmâya arzı gibi kriterlerin kullanım alanını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu açıdan en temelde "amelin rivayet için anlamı nedir?" sorusuna odaklanmaktadır.