YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM KLİNİĞİNDE YATAN PREMATÜRE YENİDOĞANLARDA PDA (PATENT DUKTUS ARTERİOZUS) NEDENİYLE MEDİKAL VE CERRAHİ KAPAMA UYGULANAN HASTALARIN İZLEMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Timur Meşe
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
ÖZET
PREMATÜRE BEBEKLERDE PATENT DUKTUS ARTERİOZUS NEDENİYLE MEDİKAL VE CERRAHİ KAPAMA UYGULANAN
HASTALARIN İZLEMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Giriş: Duktus arteriozus,
fetal yaşamda sistemik ve pulmoner dolaşım arasındaki fizyolojik dengeyi
sağlayan temel yapılardan biridir. Doğumla birlikte oksijen basıncının artışı
ve prostaglandin düzeylerinin azalmasıyla fonksiyonel kapanma beklenir; ancak
prematüre bebeklerde bu süreç, immatür duktal düz kas yapısı ve farklı
prostaglandin yanıtı nedeniyle sıklıkla başarısız olur. Patent duktus
arteriozus (PDA), prematürelerde pulmoner hiperperfüzyon ve sistemik
hipoperfüzyon yoluyla ciddi morbiditelere zemin hazırlar. Bu nedenle PDA’nın
zamanında ve uygun yöntemle tedavisi, neonatal mortalite ve morbiditenin
azaltılmasında kritik önem taşır.
Amaç: Bu çalışmanın
amacı, 37 gestasyon haftasından küçük prematüre bebeklerde PDA tedavisinde
kullanılan ibuprofen ve parasetamolün kapatma etkinliklerini, güvenlik
profillerini, tedaviye bağlı gelişen morbidite ve mortalite sonuçlarını ve
yeniden açılma (reopening) sıklıklarını retrospektif olarak karşılaştırmak ve cerrahi kapama gerekliliği olan hastaların risk
faktörlerinin değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem:
Çalışmaya toplam 146 preterm bebek dahil edildi. Hastalar; parasetamol tedavisi,
ibuprofen tedavisi, cerrahi kapama yapılanlar ve transkatater kapama yapılanlar
olmak üzere dört gruba ayrıldı. Demografik veriler, antenatal ve postnatal
klinik özellikler, ekokardiyografik bulgular ve tedavi sonuçları hasta
kayıtlarından elde edildi. Patent duktus arteriozus çapı, eşlik eden
morbiditeler (RDS, sepsis, NEK, BPD, IVK, ROP), cerrahi ligasyon gereksinimi ve
tedavi yanıtı gruplar arasında karşılaştırıldı.
Bulgular: Çalışma
popülasyonunun %58,2’si erkek, %41,8’i kız olup ortalama gestasyon yaşı 29 hafta
idi. İlk değerlendirmede 54 hastada küçük, 47 hastada orta/büyük PDA saptandı
ve parasetamol ibuprofen grupları arasında başlangıç PDA boyutu açısından fark
görülmedi. Tedavi dağılımı: 50 parasetamol, 87 ibuprofen, 22 cerrahi kapama ve
2 transkatater kapama şeklindedir. Gruplar arasında RDS, sepsis, pulmoner
kanama, NEK ve ROP oranlarında anlamlı fark yoktu. Farmakolojik tedavi alan
grupta BPD ve IVK oranları daha yüksek saptansa da, bu artış parasetamol ve
ibuprofen arasında anlamlı farklılık göstermedi. Cerrahi kapama grubunun toplam
oksijen gereksinimi daha kısa iken, parasetamol ve ibuprofen grupları birbirine
benzerdi. Patent duktus arteriozusun kapanma oranları parasetamolde %82,4
ibuprofende %90,7 olup istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Cerrahi
ligasyon gereksinimi yönünden gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu. Parasetamol
grubunda reopening sıklığı ibuprofene göre 2,7 kat daha fazla olmasına karşın,
fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı.
Tartışma:
Elde edilen bulgular, prematüre bebeklerde PDA tedavisinde parasetamolün
kapatma etkinliğinin ibuprofen ile karşılaştırılabilir düzeyde olduğunu
göstermektedir. Her iki ajanın güvenlik profilleri benzer olmakla birlikte,
parasetamol tedavisini takiben yeniden açılma eğiliminin daha yüksek
olabileceğine işaret eden sonuçlar dikkate değerdir. Bununla birlikte bu
verilerin yüksek örneklem hacimli, prospektif ve randomize kontrollü çalışmalar
ile doğrulanması gerekmektedir.