FELSEFE ARKIVI = ARCHIVES OF PHILOSOPHY, sa.63, ss.336-352, 2025 (TRDizin)
Özdeşlik ve süreklilikle ilgili çağdaş metafizik tartışmalarında özgün bir yeri olan David Wiggins, Peter Geach gibi düşünürlerin
savunduğu göreli özdeşlik tezine karşı çıkarak özdeşliğin mutlak ve zorunlu olduğunu savunur. Wiggins’in tözcü yaklaşımına
göre, tutarlı bir özdeşlik kuramının geliştirilmesi, nesnenin zihinden bağımsız tür kavramları altında bireyleştirilmesiyle ve bu
türlerin belirlediği ilkelere göre zaman içindeki sürekliliklerinin izlenmesiyle olanaklıdır. Wiggins bu bağlamda, nesnelerin temel
ve kalıcı özdeşliğini belirleyen töz türleri ile geçici durumlarına karşılık gelen aşama türleri arasında ayrım yapar. Töz türleri,
bir nesnenin varlığını sürdürmesini sağlayan etkinlik ilkesini içerir ve bu ilke, Theseus’un Gemisi gibi özdeşlik paradokslarıyla
ilgili önemli çözüm önerileri sunar. Buna göre, bu makalede, Wiggins’in bireyleşimin türe bağlılığı ilkesinin ve töz türleri-aşama
türleri ayrımının, özellikle tür kavramlarının epistemolojik yönü, parçaların değişimi ve biyolojik başkalaşım gibi konularda
kendisine yöneltilen eleştirilere karşın, nesnelerin zamandaki sürekliliği sorununa tutarlı bir çözüm önerisi sunduğu gösterilecektir.
Bu doğrultuda, çalışmada öncelikle Wiggins’in eserlerini temel alarak D-kuramının yapısı ortaya konulacak; ardından
onun kuramının karşılaştığı mantıksal ve metafiziksel güçlükler, kuramına yöneltilen eleştirilerle birlikte incelenecek ve son
olarak, bu eleştirilere karşı Wiggins’in kuramından türetilebilecek olası yanıtlar sunularak kuramın ne ölçüce bunları karşıladığı
gösterilecektir.