ARAZİ KULLANIMINDA TARIM REFORMU


Konuk N., Kaya E. Z.

1 st Umay International Innovative Research Congress, Konya, Türkiye, 28 - 29 Haziran 2019, ss.2, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Konya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.2
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye’de tarım arazilerinin sanayi, kentleşme, konut, turizm, madencilik gibi amaç dışı kullanımları ile verimli tarım toprakları üzerine tarımsal depo, bağ evi, ahır vb. tarımsal yapıların inşası da sürdürülebilirliği ve tarımsal faaliyeti olumsuz etkilediği kaçınılmaz bir gerçektir. Tarım arazilerinin doğru kullanımını engelleyen en önemli faktörler arasında mülkiyet dağılımındaki dengesizlikler, arazilerin verimli üretime elverişli olamayacak kadar parçalanmışlığı, kiracı-ortakçı işletme şekli gibi durumların giderilmesi için tarım reformu yapılmalıdır. Toprak ve tarım reformu; topraksız ve az toprağı olan çiftçiyi toprak sahibi yapmak veya toprağın verimli bir şekilde işletilerek ekonomik kalkınmayı destekleyici tedbirlerin devlet tarafından alınmasını öngören düzenlemeler bütünüdür. Toprak reformunu gerekli kılan nedenlerin başında; tarımsal arazilere işletmeler kurarak ve Medeni Kanun hükümlerine göre mirasçılara toprakların eşit pay edilmesi sonucu parçalanmaların artması, tarım topraklarının küçülmesi, toprak mülkiyetinin az kişi elinde toplanması ile mülkiyetteki dengesiz dağılım, kiracılık- ortakçılık şeklinde yapılan çiftçilikte toprağı koruyacak gerekli tedbirlerin alınmaması, çiftçilerin toprak konusunda yeterince bilgi sahibi olmaması gibi sosyal ve ekonomik nedenler gelmektedir, Bu anlamda Türkiye’de üç kanun çıkarılmıştır. Bunlar: 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu ve halen yürürlükte olan 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’dur. Yapılan reformlar tek başına yeterli olmayıp çeşitli teşvik sistemleri ve Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü, Dünya Bankası gibi ulusal kuruluşlarla da desteklenmelidir. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’na göre devlet arazilerinin, topraksız ve yeterli toprağı olmayan çiftçilere dağıtılmasını amaçlayarak toprağın verimli şekilde işletilmesini, korunmasını, ekonomik verim alınmasını, tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması, çiftçinin eğitimi ve desteklenmesi kriterleri uygulamanın ana hedefleridir. Toprak reformu kapsamında çıkarılan 4753 ve 1757 sayılı kanunlar uygulama aşamasında toprak zengini durumundaki kesimin baskıları sonucu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 3083 sayılı kanun çerçevesinde yapılan reformlar ile ekonomik açıdan tarımsal üretim ve verimlilik artmıştır. Kırsal alan ile kentsel alan arasındaki sosyal statü dengeli hale gelmiştir. İşletmelerdeki dağınıklık ve arazilerin parçalı olma durumu arazi toplulaştırması ile düzenleneceği için yapılan reformlar olumsuz etkilenmemektedir. Yeterli toprağı olmayan veya az toprağı olan çiftçilerin hane bazlı gelirlerinde ciddi artışlar gözlenmiştir.