2. Uluslararası Mühendislik Mimarlık ve Tasarım Kongresi, Kocaeli, Türkiye, 12 - 13 Mayıs 2017, ss.406-407, (Özet Bildiri)
Öz:
Giriş: Geçmişten günümüze gelinen süreçte ekonomik
koşullara bağlı olarak yaşama hakkının nesilden nesile değiştiği, yoğunluğun
artmasına ters bir şekilde kentlerde yaşamanın daha da zorlaşmakta olduğu ve
yaşam kalitesinin azaldığı görülmektedir. Yaşam kalitesi ile ilgili birçok
çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalarda ortak yanlar bulunmasıyla beraber
farklı içeriklerin de olduğu görülmektedir. Yaşam kalitesi, bireyin kendisi ile
ilgili olduğu kadar, içinde yaşadığı sosyal, ekonomik ve fiziksel çevre ve
toplumla da ilişkilidir. Şehir hayatında, sosyal, ekonomik ve fiziksel çevrenin
etkileşimi ile belirlenen yaşam kalitesi, merkezi ve yerel karar vericilerin
uyguladığı ve aldığı kararlarla doğrudan ilgilidir. Yaşam kalitesi ile ilgili
olarak kentli nüfusa hizmet götüren belediyelerin önemli görev ve sorumlulukları
bulunmaktadır. Kentlerdeki hizmetlerin karşılanması sorumluluğunda bulunan
belediyeler, sosyal, ekonomik ve fiziksel açıdan yaşam kalitesinin
geliştirilmesine yönelik altyapı, güvenlik, çevre, barınma, ekonomik
faaliyetler, eğitim, sağlık gibi pek çok konuda sorumluluk ve görev
sahibidirler. Belediyelerin bu sorumluluklarını yerine getirirken yetersiz
kaldıkları da ortadadır. Gecekondulaşmanın ortaya çıkması ve devamında
altyapısız ve sağlıklı olmayan bir yapının oluşması buna bir örnektir. Gecekondulaşmanın
yoğun olarak yapıldığı alanlar henüz kentleşme düzeyine ulaşamamıştır. Bu
sebeple merkezi yönetim başta olmak üzere kamu ve özel sektörün yoğun gündemini
meşgul eden dönüşüm projelerinin baş aktörlerinden biri durumuna gelmiştir.
Modern bir şehircilik görüntüsü vermediği düşünülen bu alanlar muhtelif dönüşüm
projelerinin hedefi konumundadır. Bu alanlardaki problemler, çözülmesi oldukça
zor sorunlar yumağında arka planda kalmış,
ekonomik ve sosyal sebeplerden ötürü neredeyse hafızalardan silinmiş,
ancak şimdilerde kentsel dönüşüm projeleriyle beraber belediyelerin ve diğer
kurumların hedeflerinden biri haline gelmiştir. Bunun sonucunda günümüzde
devlet ve belediyeler aracılığıyla dar gelirlilerin konut sorununa çözüm bulmak
ve gecekondulaşmayı önlemek ve kentin yaşam kalitesini artırmak amacıyla sosyal
konutlar üretilmektedir. Yapılan çalışmalarda, yaşam kalitesinin
oluşturulmasında, kavramın birden fazla boyutlu olması, oldukça geniş bir alanı
kapsaması, farklı amaçlarla ortaya çıkması, bu amaç ve hedeflere bağlı olarak
farklı göstergeler ve farklı değişkenler sistemi içerisinde açıklanmaya
çalışıldığı anlaşılmıştır. Bu çalışmada kullanılacak gösterge setinin
oluşturulmasında, literatürde farklı bakış açıları ve farklı yaklaşımlara göre
pek çok tanımı yapılan yaşam kalitesi kavramı ile ilgili yapılan çalışmalar
incelenerek bir sistem geliştirilmiştir. Gecekondu tasfiyesine dayalı konut
üretiminin hane halklarının yaşam kalitesine etkilerini anlamaya yönelik (1)
yaşam durumu, (2) fiziksel faktörler, (3) çevresel faktörler, (4) sosyal
ilişkilere yönelik karşılaştırmalar, (5) hizmetlere erişim, (6) ekonomik
faktörler, (7) genele yönelik memnuniyet başlıklarından oluşan 7 temel kategori
ve bu kategoriler altında yer alan toplam 80 gösterge belirlenmiştir. Çalışmanın
gerçekleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak öneriler ve sorunlara yönelik
çözümler, en önemlisi uygulamayı yapan birimler açısından bilimsel bir altlık
oluşturacaktır. Bu çalışma sonucu, uygulamaların bilimsel bir temele
oturtularak yapılması hem uygulayıcılar açısından hem de gecekondu sakinleri
açısından daha birleştirici olacak ve karşılıklı iletişimi güçlendirecektir. Amaç:
Çalışma ile gecekondu tasfiyesine dayalı konut
üretiminin, diğer bir deyişle sosyal konut üretiminin, gecekondu sahiplerinin
yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Kapsam:
Çalışmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin imal
ettiği konutlarda oturan hane halklarının uygulama öncesi ve sonrasındaki yaşam
kalitelerinin nasıl etkilendiği irdelendiğinden çalışmanın kapsamını İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Mesken Müdürlüğü tarafından üretilen gecekondu
tasfiyesine dayalı konut uygulamaları oluşturmaktadır.
Sınırlıklar:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin imal ettiği ve
gecekondusu tasfiye olan gecekondu sahiplerine tahsis edilen sosyal konutlar
araştırma kapsamına alınmıştır. Elde edilen veriler ve yapılan çalışmalar
ışığında 1988 ile 2013 yılları arasında üretilen sosyal konutlar bu çalışma
kapsamına dâhil edilmiştir. Yöntem:
Saha çalışmasıyla beraber demografik özelliklere
göre yaşam tercihlerinin nasıl değiştiği analiz edilmiştir. Yapılan çalışmalar,
önceden belirlenen varsayımlarla karşılaştırılmış ve sonuçlar
değerlendirilmiştir. Bulgular:
Katılımcıların çoğunluğunun bayan ve 36-45 yaş aralığında olduğu, çoğunluğunun Karadeniz
bölgesinden geldikleri, yarısından fazlasının ilköğretim ve ortaokul mezunu
olduğu, çoğunlukla 1000-1500TL gelir seviyesine sahip oldukları bulunmuştur.
Ayrıca katılımcıların çoğunluğu kaliteli yaşamın, güvenli (%22,3), geçim
zorluğu olmayan (%20,9), sağlık (%14,7) ve sosyal imkânları iyi olan (%11,2)
bir kentte yaşamak olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcıların çoğunluğu ideal
konutun, bahçeli ve tek katlı, merkeze yakın, manzaralı ve ileride değer
kazanacak bir yerde olması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Bu
çalışma, sosyal konutlarla ilgili atılacak adımların daha ayrıntılı
düşünülmesini sağlamak ve gecekondu tasfiyesine dayalı konut üretiminin etki ve
verimliliğini artırmaya yönelik bir yönetim veya model yaklaşımına gereksinim
olduğunu göstermek için önem arz etmektedir.