Türk Nöroşirurji Derneği 27. bilimsel kongresi, Antalya, Turkey, 21 - 24 March 2013, vol.23, pp.97-98, (Full Text)
Amaç: Canlılar üzerinde yapılan deneysel araştırmalarda en sık kullanılan
tür sıçanlardır. Bu tür çalışmalardaki en büyük handikapsa canlının
deney süresince sabit tutulmasının zorluğudur. Özellikle deney süresinin
uzun olduğu veya herhangi bir etmenin maruziyetinin sonuçlarının
araştırıldığı çalışmalarda bu zorluğun aşılabilmesi için değişik sabitleme
yöntemlerinin geliştirildiği ya da canlılara anestezi uygulandığı
aterosikleroz plakları görüldü. İntraoperatif 39 olguda proksimal kontrol
amacıyla aralıklı geçici klipaj (ortalama 3,40 dk min;0,5 dk., max;13 dk.)
geçici klipaj uygulandı. Postoperatif mortalite oranları irdelendiğinde
(n=2, %3,38); 1 olgu tekrar kanamaya bağlı serebral iskemi nedeniyle, 1
hasta da akciğer enfeksiyonuna bağlı septik şok nedeniyle eksitus oldu.
4 olguda (%6,77) ek nörolojik defisit gelişti. Ortalama takip süresi 11,5 ay
(1-47) idi. GOS ortalama 4,5 (1-5) idi.
Tartışma: Kanamamış intrakranial anevrizmalarda doğal seyir tam olarak
bilinmediği için uygun yaklaşımı gerektiren tedavi seçeneği (klipleme,
takip yada endovasküler) tartışmaya açıktır. lezyonu tamamen ortadan
kaldıran, perioperatif yada postoperatif mortaliteye ve kalıcı nörolojik
morbiditeye yol açmayan tedavi yöntemi tercih edilmelidir.
Anahtar Sözcükler: Anevrizma, intrakranial, kanamamış, cerrahi tedavi
görülmektedir. Gerek geliştirilen bu sabitleme yöntemleri gerekse de
değişen düzeylerde anestezi uygulanması deney sonunda denekte
değerlendirilecek parametrelerde değişik düzeylerde etkinliğe yol
açmaktadır. Bununla birlikte çalışma sırasında uygulanan bu sabitleme
yöntemleri uygulanması istenen etkenin normal yaşamdaki kullanımına
pek yansıtmamakta bu da sonuçların normal yaşamdaki etkinlikten farklı
şekilde elde edilmesine sebep olabilmektedir.
Yöntemler: Cep telefonunun sıçanların serebral hücrelerindeki
apoptotik etkilerinin araştırıldığı deneysel çalışmamızda cep telefonunun
sıçan beynine normal yaşamdaki kullanımına en benzer şekilde
uygulanabilmesi için değişik bir sabitleştirme yöntemi geliştirdik.
Bu yöntemde sıçan yüzü araştırmacıya dönecek şekilde yerleştirilir
(Resim-1). Küçük boy eldivenin ağzı genişçe açılarak sıçan önce yüzü
girecek şekilde hızlıca içine sokulur (Resim-2). Ardından sıçan önce
kuyruk bölgesi girecek şekilde ters taraftan ikinci eldivenin içine sokulur,
bu sırada sıçanın kuyruğunun üst tarafta kalmasına ve kafasının üstünden
dışarı doğru uzanmasına dikkat edilmelidir (Resim-3). Sıçanın yüzünün
bulunduğu ilk geçirilen eldivenin parmak uçlarından biri kesilerek
sıçanın kafasını kulaklarının arkasına kadar çıkarması sağlanır (Resim-4).
Böylece sıçanların herhangi bir anestezik madde ya da sabitleyici cihaz
kullanılmadan sabitlenmesi sağlanır (Resim-5,6).
Sonuçlar-Tartışma: Yöntemimizde sıçanlar herhangi bir bası altında
veya sabitleme sistemi içinde kalmadığı halde büyük oranda tamamen
hareketsiz kalmaktadırlar. Bunun sebeplerinden birinin sıçanın
kuyruğunun ters yönde sabitlenmesine bağlı olduğunu düşünmekteyiz.
Bu durum sıçanların maruz kaldığı stresi ve anestezik madde ihtiyacını
azaltmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Deneysel çalışma, rat, sıçan sabitleme yöntem