Coğrafya Biliminde Güncel Araştırmalar, Cemali Sarı, Editör, Vizetek, Ankara, ss.337-357, 2025
Doğu Karadeniz Bölümü’nde,
Giresun’un Dereli ilçesine bağlı Kümbet yaylası, hayvancılık temelli geleneksel
yaylacılığın sürdürüldüğü önemli bir mevsimlik yerleşim sahasıdır. Günümüzde
geleneksel yaylacılığın yanı sıra rekreasyonel yaylacılık faaliyetlerine de
sahne olan Kümbet yaylası sahip olduğu fiziki ve beşeri özellikler sayesinde
gerek yerli gerekse yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Kümbet
yaylası birçok oba yerleşmesinden meydana gelmekte, bu obaların işletme ve
kullanım hakları bir veya birden fazla köye ait olabilmektedir. Obalardaki
mülkiyet hakkı ve obalardan yararlanma şekli yaylacılar arasında yazılı olmayan
çeşitli kurallara göre belirlenmektedir.
Bu çalışmada, Kümbet
yaylasını oluşturan obalardaki işleyişi düzenleyen yazılı olmayan kurallar
tespit edilmiş ve bu kuralların yaylacılığın sürdürülebilirliği üzerindeki
etkileri incelenmiştir. Veri toplama yöntemi olarak katılımcı gözlem ve görüşme
yönteminden yararlanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde
edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir.
Elde edilen bulgulara
göre Kümbet yaylasındaki oba yerleşmelerinde geçerli çok sayıda yazılı olmayan
kural tespit edilmiştir. Bu kurallar mevcut yerleşimin düzenlenmesinde,
otlakların sürdürülebilir kullanımında ve geleneksel yaylacılığın devamının
sağlanmasında etkili olduğu, fakat bu kuralların uygulanması esnasında yaylacılar
arasında çeşitli anlaşmazlıklara yol açtığı da görülmüştür. Geleneksel
yaylacılıktaki sözlü kuralların temelinde, doğal ortamlardan istifade eden
yaylacılar arasında sömürücü tutumu kontrol etmek, ortak kaynak kullanımında
eşitliği temin etmek ve yaşam alanının güvenliğini sağlama amacı öne
çıkmaktadır. Obalar ve yaylacılar arasında bir öz denetim sistemi tespit
edilmiş olup, sosyal yapı ve doğal kaynak kullanımının sürdürülebilirliği bu
sistem sayesinde sağlanmaktadır. Araştırmada
ayrıca dul veya eşinden ayrılmış kadın yaylacıların yaylacılığı sürdürmek
istemeleri durumunda mülkiyet haklarının yazılı olmayan kurallara göre
belirlendiği sonucuna varılmıştır.