Türk Nöroşirurji Derneği 25. Bilimsel Kongresi, Antalya, Türkiye, 15 - 18 Nisan 2011, ss.159, (Özet Bildiri)
Giriş: Servikotorasik bileşke fraktür ve/veya dislokasyonları nadir görülür.
Tüm servikal travmaların %9 kadarını oluşturur. %80’lere varan oranlarda
Nörolojik defisitler görülür. Bu bileşke servikal lordoz ile torakal kifozun
geçiş noktası olduğundan benzersizdir.
Gereç Yöntem: 44 yaşında erkek hasta trafik kazası sonrası C7 fraktür
+ C7– T1 anterior dislokasyon tanısı ile yatırıldı. Nörolojik muayenede
sol üst ekstremitesinde proksimal kas motor kuvvetleri 3/5 distal kas
motor kuvvetleri 2/5 sağ üst ekstremitede motor kuvvetleri 3-4/5 idi.
Hasta opere edildi. Prone pozisyonda T1 T2 ve C7’ye transpediküler C6’ya
lateral kitle vidalaması yapıldı.2 adet rod 1 adet yan bağlayıcı ile sistem
sabitlendi, kemik füzyon kondu.
Tartışma: Servikotorasik bileşke stabilizasyonunda çeşitli internal fiksasyon
teknikleri kullanılabilir. Anterior fiksasyon en sık kullanılan metod olmakla
beraber visseral ve vasküler yaralanma oranı yüksektir. Posterior fiksasyon
teknikleri arasında sublaminar telleme, laminar hook ve transpediküler
- lateral kitle vidalama sistemi sayılabilir. Sublaminar telleme tekniğinin
kullanımı servikal lamina’nın ince oluşu nedeniyle laminar hook tekniğinin
kullanımı ise spinal kanalın darlığı nedeniyle kısıtlıdır.
Sonuç: Transpediküler vidalama tekniği en güçlü stabilizasyon özelliğine
sahip olması ve diğer tekniklerin dezavantajlarını taşımaması sebebiyle
tercih edilen bir tekniktir, ancak vertebral arterin yaralanma ihtimalinin
yüksek oluşu cerrahın servikotorasik bölgedeki anatomiye hakim
olmasını gerektirmektedir.
Anahtar Sözcükler: Servikotorasik bileşke, posterior stabilizasyon,
transpediküler vida