7. INTERNATIONAL ANTALYA SCIENTIFIC RESEARCH AND INNOVATIVE STUDIES CONGRESS, Antalya, Türkiye, 7 - 11 Mayıs 2024, ss.1345-1352, (Tam Metin Bildiri)
Giriş ve Amaç: EMA, elektrik yüklü taneciklerin bir kuvvet altında hareket ettiği boşluk olarak tanımlanır. Elektromanyetik alanın insan ve çevresiyle etkileşimi, sağlık için potansiyel zararlar taşıyabilmektedir (Foster et al., 2013). Wi-Fi EMA yayan teknolojidir (Hinrikus et al., 2017). ER stres, ER’nin normal işleyişini bozan durumlarda (enfeksiyon, oksijen eksikliği, kimyasallar, fazla yağ, yetersiz beslenme ve genetik bozukluklar) ve özellikle katlanmamış ya da yanlış katlanmış proteinlerin biriktiği durumlarda ortaya çıkar. Bu durum hücrenin normal işleyişini bozar ve çeşitli hastalıklara yol açabilir (Malhotra ve Kaufman, 2007). ER’de bulunan GRP78, proteinleri katlamaya yardımcı olmakta (Kaufman ve Ron, 2005), ER stres meydana geldikten sonra, homeostazı sağlamak için UPR ve hücre içi sinyal yolaklarını etkinleştirmektedir (Kaufman, 2002; Lee, 2007). UPR, IRE1, PERK, ve ATF6 olmak üzere üç sinyal yolunu içerir (Nadanaka et al., 2007). Çalışmamızda, 3 V/m, SAR (10g) 0,00208 W/kg 2.45 GHz MW, frekansında EMA’ya maruz kalan ratların beyin dokularında GRP78, PERK, IRE1 ve ATF6 gen ekspresyon düzeylerindeki değişiklikler belirlenerek EMA’nın ER stres üzerine etkisini inceledik. Materyel ve Yöntem: I. grup (n=12, EMA’ya maruz bırakılmamış) ve II. grup (n=12, 3 V/m, SAR (10g) 0,00208 W/kg, 2.45 GHz, 1 saat/60 gün,) olmak üzere 24 adet Wistar rat kullanılmıştır. Homojenize edilen beyin dokularında mRNA’lar cDNA’ya çevrilerek GRP78, PERK, IRE1, ATF-6 gen ekspresyon düzeyleri qPCR ile ölçülmüştür. Sonuçlar: I.ve II. grup arasında GRP78 (P=0,812), PERK (P=0,429), IRE1 (P=0, 406), ATF6 (P=0,485), gen ekspresyonları düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır.
Tartışma ve Öneriler: Çalışmamızda, ratların beyin dokusunda EMA’nın ER stres oluşturmadığı gözlenmiştir. Bu sonuçlar EMA’nın beyin dokusunda ER stresi indükleyerek ileride görülebilecek nörodejeneratif ve kanser gibi hastalıklara neden olamayacağını düşündürmektedir.