MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARALARININ (CBDC) MAKROEKONOMİK ETKİLERİ VE KARŞILAŞTIRMALI KÜRESEL UYGULAMALAR
Makro İktisat Alanında Uluslararası Araştırmalar-VI, MANGA MÜGE, Editör, EĞİTİM YAYINEVİ, Konya, ss.15-36, 2026
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
- Basım Tarihi: 2026
- Yayınevi: EĞİTİM YAYINEVİ
- Basıldığı Şehir: Konya
- Sayfa Sayıları: ss.15-36
- Editörler: MANGA MÜGE, Editör
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, tarihsel süreçte fiziksel formlardan dijital ekosisteme evrilen paranın ontolojik dönüşümünü ve merkez bankası dijital paralarının (CBDC) makroekonomik etkilerini kapsamlı bir çerçevede incelemektedir. Merkeziyetsiz kripto varlıkların finansal sistemde yarattığı güven erozyonu ve sistemik risklere yapısal bir yanıt olarak ivme kazanan CBDC projeleri, para politikası aktarım mekanizmasının hızını ve etkinliğini artırma potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca nakitsiz bir ekonomide merkez bankalarına "sıfır alt sınır" (zero lower bound) kısıtını aşarak derin negatif faiz politikaları uygulayabilme esnekliği sunmaktadır. Ancak bu teknolojik dönüşüm, hanehalkı ve firmaların fonlarını ticari bankalardan merkez bankası dijital cüzdanlarına kaydırmasıyla sonuçlanabilecek "aracısızlaşma" (disintermediation) riskini de beraberinde getirmektedir. Bankacılık sektörünün mevduat tabanını zayıflatarak fonlama maliyetlerini artırabilecek ve kriz dönemlerinde saniyeler içinde gerçekleşebilecek "dijital banka hücumlarını" tetikleyebilecek bu durum, finansal istikrar açısından en kritik tehdit olarak öne çıkmaktadır. Çalışma kapsamında; finansal kapsayıcılık, programlanabilirlik ve dijital egemenlik gibi farklı motivasyonlarla hayata geçirilen e-CNY (Çin), Sand Dollar (Bahamalar), eNaira (Nijerya) ve Dijital Euro (Euro Bölgesi) projeleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş; ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Dijital Türk Lirası vizyonu ulusal literatür ışığında değerlendirilmiştir. Küresel ve yerel uygulamalardan elde edilen bulgular, merkez bankalarının serbest piyasanın kredi tahsis mekanizmasını bozmamak adına yıkıcı bir teknolojik devrimden ziyade, geleneksel bankacılık sistemini ve statükoyu koruyan iki katmanlı (hibrit) bir mimari etrafında "kontrollü bir evrim" stratejisi benimsediğini ortaya koymaktadır.
This study comprehensively examines the ontological transformation of money, evolving from physical forms to a digital ecosystem throughout history, and the macroeconomic effects of central bank digital currencies (CBDCs). Gaining momentum as a structural response to the erosion of trust and systemic risks created by decentralized crypto assets in the financial system, CBDC projects hold the potential to increase the speed and effectiveness of the monetary policy transmission mechanism. Furthermore, in a cashless economy, they offer central banks the flexibility to implement deep negative interest rate policies by overcoming the "zero lower bound" constraint. However, this technological transformation also brings about the risk of "disintermediation," which could result in households and firms shifting their funds from commercial banks to central bank digital wallets. This situation, which could weaken the deposit base of the banking sector, increase funding costs, and trigger "digital bank runs" that can occur within seconds during crisis periods, stands out as the most critical threat to financial stability. Within the scope of the study, the e-CNY (China), Sand Dollar (Bahamas), eNaira (Nigeria), and Digital Euro (Eurozone) projects—implemented with different motivations such as financial inclusion, programmability, and digital sovereignty—are comparatively analyzed; additionally, the Digital Turkish Lira vision of the Central Bank of the Republic of Turkey (CBRT) is evaluated in light of the national literature. Findings obtained from global and local applications reveal that, in order not to disrupt the credit allocation mechanism of the free market, central banks adopt a strategy of "controlled evolution" centered around a two-tiered (hybrid) architecture that preserves the traditional banking system and the status quo, rather than a disruptive technological revolution.