Palet Yayınları, Konya, 2025
Reklam
araştırmaları, neredeyse kendi tarihi ile özdeş bir şekilde disiplinler arası
bir çerçevede ele alınarak, iletişim, pazarlama, psikoloji ve sosyoloji gibi
alanların kesişim noktasında gerçekleştirilmekte ve her geçen gün bu bağlamda yeni
bulgular elde edilmektedir. Hazırlamış olduğumuz "Reklam ve Mekân"
başlıklı eserde, reklamın en önemli bileşenlerinden mekânsal boyutu kapsamlı
bir biçimde ele aldık. Mekân, yalnızca reklamın tüketiciye ulaştırıldığı bir
zemin değil, aynı zamanda onun semantik, psikolojik ve sosyolojik açıdan
şekillenmesini sağlayan ve etkinliğini oluşturan çok boyutlu bir yüzeydir.
Günümüzde bu yüzeyin boyutları dijital dünyada oldukça zenginleşmiştir. Mekân
denildiğinde ilk akla gelen geleneksel reklam mecraları olmakla birlikte, edebî
eserlerden toplumsal bilinçdışına kadar uzanan oldukça geniş bir zaviyeden
konuya yaklaşmak gerekmektedir.
Bu bağlamda,
kitabımızı üç kısım hâlinde tasarladık. Birinci kısım "Reklam, Mekân ve
Toplumsal Etkileşim" başlığını taşımaktadır. Burada, mekân ilişkisi
bağlamında reklamın birey ve toplum üzerindeki psikolojik ve sosyolojik
etkilerini irdelemektedir. Recep Yılmaz, reklamın bireysel ve kolektif
bilinçdışı üzerindeki etkilerini detaylandırırken; Bozkurt Koç ve Mustafa Selim
Altınışık reklamın kimlik mekânı olarak işlevini incelemektedir. Betül Başer,
reklamın normatif etkilerini ele alırken; Deniz Akın, reklamların kültürel
kimlik oluşumundaki rolünü derinlemesine tartışmaktadır. Doğan Güneş Temli ve
Bozkurt Koç ise sanal reklam mekânlarının psiko-sosyal işlevlerine odaklanarak,
dijital dönüşümün reklam üzerindeki etkisini değerlendirmektedir.
"Reklamda
Mekânın Belirimi ve Bulanıklaşması" başlığını taşıyan ikinci kısım, reklam
ortamlarının dönüşümüne dikkat çekmektedir. Mahmut Fevzi Cengiz ve Ömer Çakın,
sosyal medyanın reklam mekânı olarak evrimini ele alırken; Nilay Tan Çakır tema
parkların reklam mekânı olarak nasıl işlediğini incelemektedir. Elif Yılmaz,
açık hava reklamcılığının tarihsel ve teknolojik dönüşümünü analiz ederken,
Ömer Çakın ve Mahmut Fevzi Cengiz, glokal reklam mekânlarının nasıl geliştiğini
ve etkilerini ortaya koymaktadır. Burcu Altıparmak ise reklam mekânının
bulanıklaşan sınırlarına odaklanarak modern reklamcılığın değişen doğasını
vurgulamaktadır.
Üçüncü kısım
"Alternatif Ortamlar ve Yeni Eğilimler" başlığını taşımaktadır: Bu
kısım yenilikçi reklam yaklaşımlarına odaklanmaktadır. İlknur Tatar Kırılmış,
edebî eserlerde ürün yerleştirmeyi incelerken; Oğuzhan Alın, reklamın farklı
mücadele alanları olan "Reklam Ringleri"ni değerlendirmektedir. Deniz
Özer Alper mekân temelli reklamcılığın yükselişini tartışırken; Elif Ateş
reklam sloganlarında mekân kullanımının önemini vurgulamaktadır. Ayşegül
Yücekök, yemek kültürünün reklam ve milli konumlandırmadaki rolüne
odaklanmakta, son olarak Betül Başer ve Elif Yılmaz reklamın çekiciliğini mekân
üzerinden ele alarak reklamcılığın görsel ve algısal boyutlarını
detaylandırmaktadır.
Çalışmamızın
reklamda mekâna yönelik akademik kavrayışı bir nebze olsun derinleştirdiğini ve
reklam araştırmalarına yeni bir boyut kazandırdığını umuyoruz. "Reklam ve
Mekân" kitabının, akademisyenler, reklam profesyonelleri ve ilgili alanda
çalışan araştırmacılar için önemli bir referans kaynağı olacağına inanıyor,
eserin hazırlanmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza ve yayın kurulumuza
teşekkür ediyoruz.