Ortaokul Öğrencilerinin Dijital Bağımlılık Düzeyleri ile Akademik Başarıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Uluslararası Psiko-Sosyal Eğitim Araştırmaları Dergisi -UPSEAD , cilt.6, sa.10, ss.35-50, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 6 Sayı: 10
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.5281/zenodo.21173340
- Dergi Adı: Uluslararası Psiko-Sosyal Eğitim Araştırmaları Dergisi -UPSEAD
- Sayfa Sayıları: ss.35-50
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Samsun ilinin Atakum ilçesinde devlet okullarında öğrenim gören 436 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, “Ergenler için Dijital Bağımlılık Ölçeği” ve öğrencilerin akademik not ortalaması ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler ve dağılımın normal olması nedeniyle parametrik testlerden (Pearson korelasyon, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi [ANOVA]) yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir (x̄ = 31.95). Dijital bağımlılık ile akademik başarı arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=−.263, p<.001). Cinsiyet değişkenine göre dijital bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Buna karşın sınıf düzeyi, akademik ortalama, kullanılan cihaz türü ve günlük dijital cihaz kullanım süresine göre dijital bağımlılık puanlarının anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca yapay zekâ kullanan öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinin yapay zekâ kullanmayan öğrencilere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, dijital bağımlılık ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu ve dijital teknoloji kullanım alışkanlıklarının bu ilişki üzerinde belirleyici bir rolü olduğu söylenebilir.