GÜNCEL YARGI KARARLARI IŞIĞINDA BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK SUÇUNA İLİŞKİN BAZI TESPİT ve DEĞERLENDİRMELER


GÜL Y. T.

İZMİR BAROSU DERGİSİ, cilt.90, sa.2, ss.387-431, 2025 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 90 Sayı: 2
  • Basım Tarihi: 2025
  • Dergi Adı: İZMİR BAROSU DERGİSİ
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.387-431
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve hayatımızda daha fazla yer kaplaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yaygın olarak bilişim sistemleri aracılığıyla işlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bilişim sistemi aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçlarının yargılamasında ise suçun ispatı bakımından zorluklarla karşılaşılmaktadır. Özellikle suçun failleri, suçun takibinizorlaştırmak amacıyla üçüncü kişilerin banka hesaplarını ve bilişim sistemlerini suçta kullanmaktadır. Bu durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği bu kişilerin suça katkısının kesin olarak tespiti gerekmektedir. Konuya ilişkin güncel yargı kararlarını incelediğimiz çalışmamızda yargı kararları arasındaki farklılara değinilerek benzer şekilde suça katılanların aynı şekilde suçtan sorumlu olabilmeleri amacıyla suçun ispatına ilişkin bazı sorunlar tespit edilmiş ve bu konu hakkında çözüm önerileri sunulmuştur.
In today’s world, where technology has advanced significantly and become increasingly embedded in daily life, it would not be inaccurate to state that fraud is frequently perpetrated through the use of information systems. However, proving fraud committed via information systems poses considerable challenges in judicial proceedings. In particular, perpetrators often utilize third parties’ bank accounts and information systems to hinder the traceability of the crime. In such cases, in accordance with the principle in dubio pro reo (when in doubt, rule for the defendant), the contribution of these individuals to the crime must be established with certainty. In our study, which reviews recent judicial decisions on the matter, we identify key differences in court rulings and highlight evidentiary issues that hinder consistent attribution of criminal responsibility to those who participated in the crime under similar circumstances. Based on this analysis, we offer potential solutions to ensure a more coherent and equitable application of the law on this issue.