Linguistic and cultural changes in the globalization process and their effects on society


Ateş E., Aytekin H.

RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi,, no.28, pp.398-407, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

Türkçede “Küreselleşme” olarak karşılık bulan “Globalleşme” son yüzyıla damgasını vurmuş bir kavramdır. Bir anlamda yeni dünya düzenini tanımlamaya yarayan farklı anlam ve algılara açık oldukça karmaşık bir süreci ifade eder. Küreselleşme kapitalizmin dünyayı ele geçirme çabası ve onun ekonomik, siyasi ve kültürel bağlamda yeni versiyonudur. Bu kavramı ele alış şekli bakış açısına göre değişiklik gösterse de hemem hemen bütün toplumlarda teknolojinin gelişmesiyle ulaşım ve iletişimin kolaylaşması, bilginin, sermayenin ve ürünlerin küresel ölçekte akışlarının artış göstermesidir. Kültürel açıdan küreselleşme kavramı; toplumların birbirinden ister istemez etkilenmesi ve aynılaşmasını içerdiği gibi aynı zamanda birbirlerinin dilsel ve kültürel farklılıklarına saygı duyma ve beraber yaşama arzusu olarak da ifade edilir. Her kültür doğduğunda özgündür. Küreselleşme ile birlikte beklenen şey; kültürün değişime uğraması ve dayatılan tek bir küresel kültüre tabi olunmasıdır. Milli kültürlerin binlerce yıllık süreç içerisinde, aşınmalar olsa da varlığını sürdürebileceğini bilen batı, bu arzusunu farklılıkları kucaklama ve herkesi kendi kültürüyle kabul etme politikası ile kamufle etmeye çalışmaktadır. Ancak toplumlar, küresel kültürün bu örtülü beklentisi karşısında maalesef fazla bir direnç gösterememektedir. Karşılıklı kültürel geçişleri beklerken, bu etkileşim tek yönlü gerçekleşmekte ve egemen kültür etkisini her alanda hissettirmektedir. Egemen kültür yani Amerikan kültürü yaşam anlayışıyla, yeme içme, giyim tarzı ve özellikle diliyle tüm toplumları etkilemiş durumdadır. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kendilerine empoze edilen bu yeni kültürün tesiri altında kendi kültürlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyadırlar. Küresel vatandaş kavramı, kültürel asimilasyona hayır diyebilen ve sadece kendi ülkesinin değil aynı zamanda tüm insanlığın sorunlarına duyarlı, farklılıkları tolere edebilen evrensel bilince sahip insan anlamına geldiği takdirde kabul görür. Zemin çok kaygan ve tehlikelidir. Küresel gelişmelere karşı koyulamaz belki ama küresel kültüre ulusal bilinçle karşılık verilebilir. Bu nitel çalışmada doküman analizi modeli kullanılmıştır.