İstanbul Tarîki Sûfî Mesleği İcâzetnâmesindeki İnkıtâ‘: Reîsülkurrâ Abdurrahman Gürses Örneği


AYNUR H. Ş.

Bilimname, sa.53, ss.603-633, 2025 (ESCI, TRDizin) identifier identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 53
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.28949/bilimname.1577411
  • Dergi Adı: Bilimname
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), Academic Search Premier, ATLA Religion Database, Index Islamicus, MLA - Modern Language Association Database, Religion and Philosophy Collection, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.603-633
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu makalede, kıraat ilmi geleneğinde İstanbul Tarîki Sûfî Mesleği’nin bir temsilcisi ve son dönem reîsülkurrâlardan olan Abdurrahman Gürses’in icâzetnâmesindeki inkitâ‘ ele alınacaktır. Hz. Peygamber’den bu yana Kur’an ve kıraatlerin nesilden nesile aktarımında süregelen arz ve semâ yöntemleri, kıraat ilminde önemli yer tutmaktadır. Buna bağlı gelişen icâzetnâme uygulaması da kıraatlerin nakli noktasında ehemmiyet arz etmektedir. Zira icâzetnâmede en üstte Hz. Peygamber, en sonda ise bu nakil zincirinin son halkası olan kişi bulunmaktadır. Böylece kıraatler, râvîler vesilesiyle muttasıl bir isnâdla kaynağına ulaşmaktadır. Dolayısıyla isnâdın muttasıl olması, yani senette kopukluğun olmaması elzemdir. İlk dönemlerden itibaren uygulanan bu icâzet geleneği, Anadolu topraklarında da titizlikle sürdürülmüştür. İbnü’l-Cezerî’nin Anadolu’ya gelmesinden sonra, Anadolu’da kıraat ilmi adına bir inkişaf yaşanmıştır. Böylece kıraat ilmi tedrisatında uygulama çeşitliliğine dayalı farklı tarîkler ve meslekler gelişmiştir. Türkiye özelinde genel hatlarıyla İstanbul ve Mısır Tarîki şeklinde isimlendirilen bu kıraat tedrisatı uygulamaları, kendi içinde de ikişer mesleğe ayrılmaktadırlar. İlgili meslekler Mısır Tarîki için Mütkîn ve Atâullâh Mesleği, İstanbul Tarîki için Îtilâf ve Sûfî Mesleğidir. Bu çerçevede İstanbul Tarîki Sûfî Mesleği mirasının Osmanlı’dan günümüze aktarımında önemli isimlerden biri olan Abdurrahman Gürses’in icâzetnâmesindeki inkitânın giderilmesi ve alanın daha eski temel kaynaklarının yardımıyla muttasıl senedin tespiti araştırmanın temel gayesidir. Bu meyanda makalede, öncelikle icâzet geleneğine değinilmiş ve Abdurrahman Gürses hakkında malumat verilmiştir. Akabinde inkitânın takip edilebilmesi amacıyla icâzetnâme metnine yer verilerek isnâddaki kopukluğa dikkat çekilmiştir. Son olarak İstanbul Tarîki’nin Sûfî Mesleği’nin isnâdını aktaran eski ve temel kaynaklara müracaat ile muttasıl sened tespit edilerek şema şeklinde aktarılmıştır.
In this article, the cessation in the certificate of authorization of Abdurrahman Gurses who is among the recent chief reciters (of the Holy Qur’an), and a representative of the Sûfî Profession of the Istanbul Style of the Qur’anic Recitation within the tradition of the science of Qur’anic Recitation (Qiraat) will be discussed. The methods of “ard” (reciting to a qualified listener) and “sema” (to listen and correct whenever necessary as a qualified professional) that have been among the on-going practices towards a reliable transmission of the Qur’an and its Recitations (Qiraat) throughout generations since the Prophet’s (pbuh) times, has a key role in the science of Qur’anic Recitation. The corresponding development of “the certification of authorization” practice also carries a significant importance in terms of the source of Qur’anic Recitations. Because in the certification of authorization, Muhammed (s.a.s.), is at the supreme level, and the individual who gains the right to receive this trust is at the lattermost level. Thus, the Qur’an, no matter how much time passes after its revelation, reaches its source through a continuous chain of transmission, via the narrators (ravis) who carry out the transmission. Therefore, it is essential that there is no disconnection in the chain of transmission. The tradition of granting the certificate of authorization was implemented sensitively from early times and continued meticulously in the lands of Anatolia.