Ahmet Yakupoğlu Anısına 4. Uluslararası Sanat ve tasarım Sempozyumu, Kütahya, Türkiye, 2 - 04 Ekim 2025, ss.417-419, (Tam Metin Bildiri)
Dijital dönüşüm ile birlikte küresel rekabetin hızla arttığı günümüz rekabetçi pazar ortamında, marka iletişimi, marka yönetimi ve markalama stratejilerinde köklü değişimlerin olması zorunluluk haline gelmiştir. Markaların sürdürülebilir bir varlık gösterebilmesi yalnızca kaliteli ürün ve hizmet sunmalarıyla sınırlı değil, aynı zamanda kimliklerini, değerlerini ve iletişim stratejilerini sürekli olarak güncellemeleri de kritik bir gerekliliktir. Bu bağlamda markalama stratejileri, markanın yalnızca görsel kimliğini yansıtan bir unsur olmaktan çıkmış; marka konumlandırmasının, marka değerinin ve tüketici algısının temel belirleyicilerinden biri hâline gelmiştir. Markanın stratejik hedeflerine uygun biçimde yeniden tasarlanması, değişen tüketici beklentilerine uyum sağlanmasını ve markanın sahip olduğu değerlerin güncel kültürel, sosyal ekonomik ve teknolojik dinamiklerle örtüştürülmesini de içermektedir.
Yeniden tasarlama (redesign), markanın değişen teknolojik gelişmelere, pazar koşullarına ve tüketici algısındaki değişimlere adapte olmasında zorunlu bir araç olarak öne çıkmaktadır. Bu süreç, sadece görsel kimlik yenilenmesine bağlı estetik bir düzenleme düşüncesinin aksine, marka mirasının korunması, yenilikçi bir imaj oluşturma veya kriz sonrası itibarın korunması gibi hedefleri barındıran strateji geliştirme sürecidir. Bu açıdan redesign, marka stratejilerinin somut bir yansıması olarak uzun vadeli marka sadakatinin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Redesign görsel, sözel ve deneyimsel unsurlar üzerinde gerçekleştirilen yenileme faaliyetleridir ve tam kapsamlı ve kısmi revizyonlar olarak farklı boyutlarda incelenmektedir. Markalama stratejisi redesign sürecinde sektörel dinamikler rol oynamaktadır. Her sektörün ve her markanın kendi hedef kitle özellikleri, rekabet koşulları ve teknolojik gelişmelere uyum kapasitesi, yeniden tasarım sürecinin nasıl şekilleneceğini doğrudan etkilemektedir.
Bu çalışma, ‘Yeni, Yine, Yeniden’ mottosu üzerinden redesign kavramını markalama stratejileriyle ilişkilendirmekte ve kurumsal kimliğin yenilenme ihtiyacını sektörel ve kültürel bağlamda tartışmaktadır. Redesign süreci, küçük ölçekli görsel güncellemelerden radikal kimlik dönüşümlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu araştırmada radikal yenilikler ‘yeni’, marka mirasının korunması ‘yine’ ve marka kimliğinin yeniden konumlandırılması ise ‘yeniden’ kavramlarıyla ilişkilendirilerek redesign’ın markalama stratejilerindeki rolü incelenmektedir.
Araştırmada, literatürden ve çeşitli vaka analizlerinden yararlanılarak, redesign’ın marka algısı, marka değeri ve tüketici sadakati üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir. Bulgular, redesign sürecinin yalnızca estetik bir güncelleme değil, aynı zamanda markaların stratejik yeniden yapılanmasının temel bir unsuru olduğunu göstermektedir. Özellikle yoğun rekabetin yaşandığı sektörlerde redesign, markalara hem farklılaşma hem de hedef kitleyle daha güçlü bir bağ kurma imkânı sağlamaktadır. Nihayetinde, “Yeni, Yine, Yeniden” çerçevesinde ele alınan redesign, markalama stratejilerinde bir tercih değil, bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Markaların kimliklerini çağın dinamiklerine uygun biçimde güncellemeleri, yalnızca pazar paylarını korumakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir marka değerinin güvenle inşasında da belirleyici bir rol oynamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Redesign, Markalama Stratejileri, Kurumsal Kimlik, Marka Değeri, Yenilenme.