Söke Hacı Ziya Bey Camisi: Anadolu’da Osmanlı Eklektik Tarzı Mimarisinin Bir Örneği
Vakıflar Dergisi, cilt.0, sa.65, ss.89-122, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 0 Sayı: 65
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.16971/vakiflar.1827861
- Dergi Adı: Vakıflar Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.89-122
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Aydın’ın Söke ilçesinde yer alan Hacı Ziya Bey Camisi, 1895 yılında inşa edilmiş olup geç Osmanlı mima- risinin eklektik üslubunu yansıtan önemli bir yapıdır. Caminin banisi Hacı Ziya Bey, Söke’nin önde gelen eşrafından biri olup dönemin sosyal ve ekonomik yaşamında etkili bir şahsiyet olarak bilinmektedir. 1912 yılında bir suikast sonucu hayatını kaybeden Hacı Ziya Bey tarafından inşa ettirilen bu yapı hem bir hayır eseri hem de inşa edildiği dönemin estetik niteliğini yansıtan özgün bir mimari örnektir. Cami, plan ve mekân kurgusu bakımından Osmanlı mimarisinin erken dönemlerinden itibaren süreklilik gösteren geleneksel anlayışı yansıtmaktadır. Yapı; kare planlı ve tek kubbeli harim, üç bölümlü son cemaat yeri ve minareden oluşan bir düzenlemeye sahiptir. Son cemaat yeri iki katlı ve kapalı olarak tasarlanmıştır. Bu düzenleme, son cemaat yeri ile hünkâr mahfilinin kaynaşarak bütüncül bir kompozisyon oluşturduğu selatin camilerindeki uygulamayı hatırlatmaktadır. Ayrıca yapı, Batı etkilerinin belirginleştiği bir dönem- de inşa edilmiş olup neoklasik, barok ve ampir üsluplara ait biçimsel unsurların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş eklektik bir karakter sergilemektedir.
Located in the Söke district of Aydın, the Hacı Ziya Bey Mosque was constructed in 1895 and constitutes an important example of the eclectic style of late Ottoman architecture. The mosque’s patron, Hacı Ziya Bey, was one of Söke’s prominent notables and is known as an influential figure in the social and eco- nomic life of the period. Commissioned by Hacı Ziya Bey, who was assassinated in 1912, the structure represents both a philanthropic work and a distinctive architectural example embodying the aesthetic character of its time. The mosque’s plan and spatial organization exhibit a traditional architectural ap- proach that continues the legacy of early Ottoman architecture. The building consists of a square-plan, single-domed main prayer hall (harim), a three-bay rear prayer area, and a minaret. The rear prayer area is designed as a two-story, enclosed space. This arrangement recalls the practice observed in impe- rial (selatin) mosques, where the rear prayer area and the sultan’s loge (hünkâr mahfili) merge to form a unified composition. Constructed during a period when Western influences became increasingly pro- minent, the structure exhibits an eclectic character resulting from the combination of formal elements derived from the Neoclassical, Baroque, and Empire styles.