Karanlık Gece’de Vicdan, Suç ve Doğa: Varoluşçu Bir Felsefi Çözümleme
Kastamonu İletişim Araştırmaları Dergisi, cilt.0, sa.16, ss.55-70, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 0 Sayı: 16
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.56676/kiad.1773567
- Dergi Adı: Kastamonu İletişim Araştırmaları Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.55-70
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Sinema, kendi zamanının ve mekânının toplumsal, ideolojik ve ekonomik süreçlerinden etkilenmekte; aynı zamanda bu süreçleri yansıtmakta, eleştirmekte ya da dönüştürmeye çalışmaktadır. Bu yönüyle sürekli bir dönüşüm içinde olan sinema, kendine özgü gerçekliğini izleyiciye aktaran dinamik bir anlatı alanı oluşturmaktadır. Ayrıca sinema, izleyiciye yalnızca estetik bir deneyim sunmakla kalmamakta; onun dünyayı algılama ve anlamlandırma biçimlerini de etkilemektedir. Karanlık Gece (2022), Özcan Alper’in yönettiği ve Toroslarda bir köyde yaşanan bir linç olayının sebeplerini ve sonuçlarını anlatan bir dram filmidir. Film Antalya Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Senaryo ödüllerini, Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen ödülünü almıştır. Film, linç kültürünün, toplumsal vicdan ve bireysel suçluluğun felsefi bağlamlarını irdelemektedir. Makalenin amacı, Karanlık Gece filminde vicdan ve doğa kavramlarının nasıl işlendiğini ve bu kavramların filmdeki bireysel ve toplumsal travmayı anlamlandırmak için nasıl kullanıldığını felsefi bir bakış açısıyla analiz etmektir. Makale, filmdeki linç kültürünün, toplumsal vicdanın ve bireysel suçluluğun felsefi bağlamlarını irdelerken, seyirciyi de bu konularda düşünmeye ve sorgulamaya davet etmek istemektedir. Bu bağlamda, varoluşçu felsefenin özgürlük, sorumluluk ve suç kavramlarıyla filme yaklaşmak, eseri yalnızca toplumsal değil aynı zamanda bireysel varoluşsal bir sorgulama alanı olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.
Cinema is influenced by the social, ideological, and economic processes of its time and place, reflecting, criticizing, or attempting to change these processes. In this way, cinema constantly transforms itself and conveys its unique reality to the audience. Cinema not only provides the audience with aesthetic pleasure but also influences their perception and understanding of the world. Black Night (2022), directed by Özcan Alper, is a drama that recounts the causes and consequences of a lynching incident in a village in the Taurus Mountains. The film won Best Film and Best Screenplay awards at the Antalya Film Festival and Best Director at the Boğaziçi Film Festival. The film explores the philosophical contexts of lynching culture, social conscience, and individual guilt. The article aims to analyze from a philosophical perspective how the concepts of conscience and nature are treated in Black Night and how these concepts are used to make sense of individual and social trauma in the film. The article examines the philosophical contexts of lynching culture, social conscience, and individual guilt in the film, while also inviting the audience to reflect on and question these issues. In this context, approaching the film through the lens of existentialist concepts of freedom, responsibility, and guilt allows us to evaluate the work not only as a social but also as an individual existential inquiry.