Kamu politikası ve bütçe ilişkisi bağlamında eğitim hizmetinin niteliği


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAMED KURBAN

Danışman: Nuray Keskin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bütçe, kamu politikasının ayrılmaz bir parçasıdır ve kamu politikalarını uygulamanın en önemli aracıdır. Kamu politikasının özü ise karar alma ve uygulamadır. Gerek karar alma sürecinde gerekse uygulama sürecinde politika ve bütçe ilişki içindedir. Eğitim, devlet tarafından sunulan ve politika-bütçe ilişkisinin kapsamlı olarak görülebileceği kamu hizmetlerinden birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, temel kamu politikası konuları içinde yer alır. Tez, kamu politikası ve bütçe yönetimi arasındaki ilişkinin, 2003-2018 arası dönemde, eğitimin niteliğini ne şekilde etkilediğini incelemektedir. Kamu yönetiminin temel sorunlarının çözümüne yönelik olarak, etkili politikaların oluşturulmasında ve uygulanmasında kaynak kullanımının önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç çerçevesinde temel kamu hizmetlerinden biri olan eğitim, bu alana ayrılan harcamaların analizi yoluyla incelenmiştir. Kamu politikası-bütçe bağının kurulmaması, literatürdeki önemli eksikliklerden biridir. Tez, bu eksikliğin giderilmesine yönelik olarak, Türkiye'de eğitimin finansmanı üzerinden katkıda bulunmaktadır. Söz konusu katkı, bütçe yapımı ve yönetiminin teknik değil, siyasal bir konu olduğunu ortaya koymayı planlamaktadır. Türkiye'de, eğitimi herkes için adil ve etkili bir politika konusu hâline getirmek için, nitelikli bir eğitimin gerekliliği açıktır. Buna karşın, kamusal eğitim harcamaları Millî Eğitim Bakanlığı'na ayrılan kaynaklarda yaşanan nominal artışa göre değerlendirilme eğilimindedir. Bu durum, eğitim düzeylerine ve okullara ilişkin tahsis mekanizmasının daha verimli bir kaynak kullanımı için gelişimine engel olmaktadır. Eğitimde, politika belgelerinde çözümlerine ilişkin hedeflerin belirlendiği yapısal sorunların varlığı devam etmektedir. Eğitim düzeylerine göre bakıldığında, özellikle öğrenci başına ayrılan kaynaklar ve kaynakların GSYH'ya oranı bakımından, Türkiye'nin performansı oldukça yetersizdir. Devlet, anayasa tarafından kendisine verilen kamusal eğitim hizmeti sunma sorumluluğunu, giderek artan oranda özel sektöre ve dini vakıflara bırakmaktadır. Bunun sonucunda, eğitim harcamalarının hanehalkına maliyeti önemli ölçüde artış göstermiştir. Üstelik eğitimin çıktılarına bakıldığında, gelir grupları arasındaki farkın ve okullar arasındaki ayrışmanın giderek derinleştiği görülmektedir. Bu durum, daha nitelikli bir eğitim hizmetinin oluşturulması sürecinde önemli bir sorun oluşturmaktadır.