Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE GÜNEY
Danışman: Özlem Genç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez çalışması, Toulouse ve İspanya'da merkezi bir krallık kurmuş olan Vizigot Krallığı'nın siyasi tarihini konu almaktadır. IV. yüzyıl göçebe Vizigot topluluğunun yurt arayışları ve yerleşik bir düzen içerisinde Batı Avrupa'da inşa ettikleri Roma İmparatorluğu ardıl krallıklarından biri olmuş olarak Krallığa dönüşüm süreçleri ve Krallıklarının mevcudiyetini koruduğu zaman dilimi bu tezin kapsamını oluşturmaktadır. Efsaneye göre İskandinavya'da başlayan Vizigotlar'ın öyküleri onlara dair ilk izleri gördüğümüz Tuna'nın kuzeyinde devam etmiş daha sonra Hun baskısı ile Roma İmparatorluk sınırlarına girerek burada Avrupa'nın Batısına kadar ilerlemişlerdir. Hun baskısından kaçarak 376 yılında Roma topraklarında İmparator Valens tarafından iskan edilmişler ve gördükleri kötü muamele ile isyan ederek İmparatorluk ile yapılan savaşta Roma İmparatorluğu'na sarsıcı bir mağlubiyet yaşatmışlardır. 410 senesinde Roma'yı yağmalayarak tarih sahnesinde seslerini duyurmaya başlamışlardır. 418'de özerk bir krallık olarak Roma tarafından yerleştirildikleri Gallia Aquitania eyaletinde oldukları yerde kalmamışlar sınırlarını genişletmek için gerek Roma ile gerekse Galya'da var olmaya çalışan diğer Germen krallık ve kabilelerle mücadele etmişlerdir. Kralları Wallia ile birlikte, Germen kabile anlayışından farklı olarak tek bir hanedanın yönetime hakim olduğu bir yapıyı özümsemişlerdir. Kral Euric döneminde ilk yasalarını çıkartmışlar ve sınırlarını da genişleterek krallıklarını güçlü bir konuma getirmişlerdir. Frank Kralı Clovis tarafından 507'de yıkılan Toulouse Krallığı, Vizigotlar için bir son olmamış ve İspanya'da 711 yılında Arap istilaları ile tam anlamıyla yıkılana kadar krallıklarını devam ettirmeyi sürdürmüşlerdir. Sonuç olarak Vizigotlar, Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla Orta Çağ'ın temellerinin oluştuğu bu dönemde etkin bir rol oynamışlar ve İspanya'nın sosyo-kültürel yapısını değiştirerek yeni bir kimlik yaratmışlardır.