1950 kuşağı kadın öykücülerinin öykülerinde melankoli (Greimas'ın eyleyenler modeli çerçevesinde bir inceleme)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZİNNET GÜNDÜZ
Danışman: Bekir Şakir Konyalı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1950'li yıllarda özellikle siyaset ve ekonomi alanındaki ani, hızlı ve köklü değişimlerin sosyal hayat ve kültürel ortam üzerindeki etkisi 50 kuşağı olarak anılan dönemin sanatçılarında anlamsızlık, hiçlik, sıkıntı, kentte bunalan kişiler, yabancılaşan birey vb. konu ve temaların öne çıkmasına neden olmuş görünmektedir. Bu konu ve temaların arka planında ana hatlarıyla dönemin sosyopolitik ve kültürel ortamını da şekillendiren çalkantılı yaşamının etkisi göz ardı edilemez bir önemdedir. Çalışmamıza belli bir sınırlandırma getirerek, 1950 Kuşağı sanatçılarından Nezihe Meriç, Tezer Özlü ve Tomris Uyar'ın melankolik atmosferi içeren öykülerini ele aldık. Öykülerdeki melankolik dil ve tutum; bir yanıyla dönemin siyasi, ekonomik, sosyopolitik ve kültürel ortamından beslenen bir tarihsellikte kendine yer bulurken öte yandan öyküleme tekniğiyle anlatıların yapısını da şekillendirmiştir. Bu teknikle inşa edilen öykülerden tespit ettiklerimizi, Algirdas Julien Greimas'ın anlatıları çözümlemesi için geliştirdiği ve önerdiği 'Eyleyenler Modeli' ile yapısal bir yaklaşımla incelemeye çalıştık. Anlatıda bazı rollerin (eyleyenlerin) işlevlerini (eylemlerini) belirleyerek ve anlatıyı süreç olarak tasnifleyip evrelere ayırarak (anlatı izlencesi); anlamsal boyutta bazı çıkarımlara ve öykülerdeki melankolik atmosferin oluşumuna-kaynağına ulaştık. Tezimizde, öykücülerin dünyasında 'melankoli' kavramıyla eşleşen hadiseler hakkında bilgiler edinmemizi sağlayan bu metotla, bazı sonuçlara da varmış olduk. Ana sonuç olarak değinebileceğimiz tespitlerden ilki; Nezihe Meriç ve Tomris Uyar'da; toplumda ezilen, kocası tarafından şiddete uğrayan veya sevilmeyen, tek başına var oluşunu gerçekleştirmeye çalışan 'kadın' özne eyleyenlerinin öyküde oluşturdukları melankolik hava, ortak bir özellik olarak karşımıza çıkar. Diğer bir ana sonuç ise Tezer Özlü ve Nezihe Meriç öykülerindeki melankolik havanın ortak yönlerinin; dönemin siyasi huzursuzları, darbe, savaş gibi genel çaplı meseleler olmasıdır. Ayrıca Tezer Özlü ve Tomris Uyar öykülerinde melankoli söyleminin kesiştiği bir noktanın olmadığını fark ettik. Her öykücünün, öyküsünde ulaştığımız ayrıntılı tespitlere ise tezimizin ilgili bölümünde değindik.