Sarıçiçek dağında (Alucra/Giresun) karstlaşma ve karstik şekiller
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Coğrafya Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İNCİ DEMİRAĞ
Danışman: Ali Uzun
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, Sarıçiçek Dağı'nda (Alucra/ Giresun) karstlaşma ve karstik şekiller incelenmiştir. Sarıçiçek Dağı Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde, Giresun ilinin Alucra ilçesi sınırları içinde yer alır. Araştırma sahası Sarıçiçek Dağı'nın üst seviyelerinde yayılış gösteren kireçtaşlarının dağılış alanıyla sınırlandırılmıştır. Araştırma sahasının güneybatı kuzeydoğu yönünde uzunluğu 20 km'yi bulmakta, genişliği ise yer yer 5-6 km'ye ulaşmaktadır.Çalışma esas itibariyle arazi-gözlem yöntemine dayanır. Ayrıca uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemlerinden (CBS) de yararlanılmıştır. Yine kayaç, toprak su ve bitki örnekleri ilgili laboratuarlarda analiz ettirilerek kullanılmıştır. İnceleme alanına en yakın meteoroloji istasyonlarının verileri enterpolasyon yöntemiyle çalışma sahasına uyarlanmıştır.Araştırma sahasında ana kayayı karstlaşmaya uygun Üst Jura-Alt Kretase yaşlı kireçtaşları oluşturmaktadır. Araştırma sahası kışın soğuk, yazın ise az sıcaktır. Sahada yıllık ortalama sıcaklık 5-8?C arasında değişir. Yıllık yağış miktarı ise 800-1000 mm arasında olup, kış mevsimi kar yağışlı geçmektedir. Ana kaya büyük kısmıyla toprak ve bitki örtüsünden yoksundur. Dolin tabanlarında ve çatlak sistemleri içinde oluşan topraklar genellikle otsu türlerle kaplanmıştır. Bir bütün olarak değerlendirildiğinde Sarıçiçek Dağı'nın doğal ortam özellikleri karstlaşmayı destekler niteliktedir. Araştırma sahasında ana kayanın açığa çıktığı kesimlerde çıplak karst şekilleri gelişmiştir. Özellikle 1800-2200 metreler arasında çok sayıda dolin tespit edilmiştir. Ayrıca çeşitli lapya tiplerine ve gruplarına rastlanmıştır. Çatlaklardan derine sızan sular ise derinlik karstına ait mağara ve köprü gibi şekillerin oluşumuna sebep olmuştur.