Migrende bağırsak mikrobiyotasının atak sıklığına etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP DOLU

Danışman: Sezgin Güneş

Özet:

AMAÇ: Bu çalışmada temel olarak proflaktik tedavi almamış migren hastalarının aylık atak sıklığının bağırsak mikrobiyotası ve kişinin beslenme durumu ile olası ilişkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. MATERYAL VE METOD: Çalışmaya 20-40 yaş arası, son altı ayda proflaktik tedavi almamış 23 migren hastası dahil edildi. Migren grubu, aylık atak sayısına göre ≤ 3 atak geçirenler ve > 3 atak geçirenler olmak üzere iki alt grupta incelenmiştir. Ayrıca çalışmaya 7 sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Katılımcılardan demografik bilgiler, nörolojik muayene bulguları, üç günlük besin tüketim kayıtları ve antropometrik ölçümler toplanmıştır. Gaita örneklerinden 16S rRNA geninin V3–V4 bölgeleri yeni nesil dizileme (NGS) yöntemi ile analiz edilmiştir. Filum, cins ve tür düzeyinde mikrobiyota kompozisyonu belirlenmiş ve gruplar arasında istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. İlişkiler parametrik veya non- parametrik uygun testler ile analiz edilmiş, p 0,05). Klinik semptomlar (bulantı, fotofobi, fonofobi vb.) açısından da anlamlı fark gözlenmemiş, yalnızca aylık atak sayısı parametresi grupları ayırt etmiştir (p < 0,05). Mikrobiyota analizinde, filum düzeyinde Actinomycetota seviyesinde ve ayrıca cins ile tür düzeyinde Bifidobacterium ve Agathobacter gibi bazı taksonlarda ayrıca beslenme ile alınan potasyum, B12 vitamini ve çinko değerlerlerinde anlamlı değişimler saptanmıştır (p < 0,05). Bu bulgular, migren atak sıklığının bağırsak mikrobiyotasındaki belirli bileşenlerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. SONUÇ: Elde edilen bulgular, migrenli bireylerde atak sıklığının yalnızca bazı klinik göstergelerle sınırlı düzeyde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Nörolojik semptomlar, yaşam tarzı özellikleri ve temel antropometrik ölçümler, atak sıklığını açıklamada belirleyici faktörler olarak öne çıkmamıştır. Bununla birlikte, mikrobiyota analizinde filum düzeyinde Actinomycetota'da anlamlı farklılık, ayrıca cins ve tür düzeyinde Bifidobacterium ve Agathobacter gibi bazı taksonlarda anlamlı değişimler (p < 0,05) saptanmıştır. Bu durum, migrenin bireyden bireye değişen çok faktörlü bir yapıya sahip olduğunu ve bağırsak mikrobiyotasındaki belirli bileşenlerin atak sıklığıyla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Migren fizyopatolojisinin daha iyi aydınlatılabilmesi için, daha geniş örneklemli ve çok disiplinli çalışmalarda bağırsak mikrobiyotası gibi çok sistemli etki mekanizmalarının derinlemesine incelenmesi büyük önem taşımaktadır.