Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Kızılırmak ile Tersakan Çayı (Yeşilırmak) arasındaki kesiminin tektonik jeomorfolojisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Coğrafya Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERKAN GÜRGÖZE

Danışman: Ali Uzun

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun (KAFZ) Kızılırmak ile Tersakan Çayı arasındaki kesiminin tektonik jeomorfoloji özellikleri incelenmiştir. Araştırma sahası Karadeniz Bölgesi'nin Orta ile Batı Karadeniz Bölümleri arasında yer almakta olup idari olarak Amasya, Samsun ve Çorum illeri sınırları içerisinde kalmaktadır. Türkiye'de Neotektonik dönemin en önemli yapılarından birini KAFZ oluşturmaktadır. Yaklaşık 1200 km uzunluğunda ve sağ yanal atımlı aktif bir fay olan KAFZ, çok sayıda paralel-yarı paralel faydan meydana gelmektedir. Araştırma sahası KAFZ tarafından denetlenen bir morfolojiye sahiptir. Nitekim sahada etkili olan K-G yönlü sıkışma rejimine dikey yönlü tektonik hareketler eşlik etmiş; buna bağlı olarak dağlık alanlar yükselmiş, havzalar ise çökmüştür. Kunduz Dağı'nın pozitif çiçek yapısı şeklinde yükselmesine karşılık Vezirköprü Havzası doğrultu atımlı faylar arasında bir fay kaması havzası şeklinde çökmüştür. Bununla birlikte araştırma sahasında doğrultu atımlı fay morfolojisine ait birçok tektono-jeomorfik şekilde gelişmiştir. Bu şekilleri fay vadileri, kapatan sırtlar, ötelenmiş akarsu vadileri, fay diklikleri, üçgen yüzeyler, basınç sırtları ve fay gölleri meydana getirmektedir. Ayrıca KAFZ'ye bağlı olarak Uluçay 11 km, Esenli Çayı 6 km, Istavloz Çayı 9 km ve Silcan Deresi ise 7.5 km sağ yanal ötelenmiştir. Araştırma sahasında tektoniğin drenaja etkisini sayısal olarak analiz edebilmek için 8 drenaj havzası seçilmiştir. Bu drenaj havzalarının her birine tektonik jeomorfoloji çalışmalarında sıklıkla kullanılan Hipsometrik eğri- hipsometrik integral (Hi), Dağ önü sinüslük indisi (Smf), Vadi tabanı genişliğinin-vadi yüksekliği oranı (Vf), Akarsu uzunluk- gradyan indisi (SL), Havza şekli indisi (Bs) ve Asimetri faktörü (Af) gibi jeomorfik indisler uygulanmıştır. İndis sonuçları sahada tektoniğin drenaj üzerinde oldukça etkili olduğunu göstermiştir. Araştırma alanı tektonik olarak aktif bir bölge olup deprem tehlike düzeyi oldukça yüksektir. Bu nedenle yerleşim yerlerinin seçiminde sahanın zemin ve tektonik özellikleri dikkate alınmalıdır.