Gazâlî'de isbât-ı vâcib


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED MURAT GÜNDÜZ

Danışman: Rıza Korkmazgöz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Düşünce tarihi boyunca Allah'ın varlığının ispatı zihinleri meşgul eden en spesifik sorunlardan biri olmuştur. Allah'ın varlığının ispatı konusu çağlar boyunca; Allah'ın varlığını ispatlamanın bir yöntemi var mıdır? şayet varsa bunun için hangi deliller ortaya konulmalı? gibi sorular çercesinde ele alındığı görülmektedir. İslam düşünce tarihinde isbât-ı vâcib hakkında müstakil eserler ortaya konulmuştur. Çalışmamız esnasında bu eserlerden birinin de Gazâlî'ye ait el Hikme Fi Mahlûkatillahi Azze ve Celle isimli risalenin olduğunu tespit ettik. Bu tespit Gazâlî özelinde isbât-ı vâcib'in müstakil bir çalışma konusu yapılması için bizim adımıza yeterli bir sebep olmuştur. Çalışmamıza İslam kelamcılarının metafizik varlığın ispatı konusunda nasıl bir zihin yapısına sahip olduklarını anlayabilmek için bilginin imkânı, tanımı ve kaynağı ele alınarak başlanmıştır. Kelamcıların bilgi hakkındaki görüşlerini verirken düşünce tarihi boyunca bilgi üzerine yapılan tartışmalar göz önünde bulundurulmuştur. Daha sonra isbât-ı vâcib konusunda Gazâlî öncesinde nasıl bir yöntem izlendiğini ortaya koyabilmek için "Klasik İslam Düşüncesinde Allah'ı Bilmenin Yolları" başlığı altında ele almaya çalıştık. Gazâlî öncesi kelamcıları Allah'ın varlığı konusundan ziyade Allah'ın birliği üzerinde durmuşlardır. Gazâlî öncesi mütekkadîmûn döneminde, Allah'ı bilme konusunda Selefiyye fıtri ve zarûrî yolu, kelamcılar akıl ve nazar yolunu ve Sûfiyye ise ilhâm ve keşf yolunu ileri sürmüşlerdir. Çalışmamızın ana problemi olan Gazâlî'nin isbât-ı vâcib hakkındaki görüşlerini ortaya koyarken öncelikli olarak onun zihin yapısının anlaşılması açısından bilginin imkânı ve kaynakları Gazâlî özelinde ele alınmıştır. Gazâli'nin fikrî temellerini iyi bir şekilde anlayabilmek maksadıyla onun düşünce serüvenine yer verilirken kelam eleştirisine, akıl yorumuna, duyular hakkındaki görüşlerine ve tasavvuf yorumlarına da ayrıca değinilmiştir. Bilgi kuramını fizik ve metafizik âlem üzerine kuran Gazâlî, fizik âleme ait duyusal bilgilerin metafizik hakkında kesin bir bilgi veremeyeceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak isbât-ı vâcib konusu Gazâli özelinde ele alınmış; oryantalistlerin ve Batılı teologların görüşleri ile kıyas yapılıp bunun sonucunda çıkarımlar yapılmıştır. Gazâlî'nin isbât-ı vâcib hakkında kaleme aldığı risaleden de anlaşılacağı üzere âlemden ve içindeki varlıklardan hareketle Allah'ı bilmenin herkes için mümkün olduğunu vurgulamıştır. Çalışmamız neticesinde kelamcılardan farklı olarak Gazâlî'nin, isbât-ı vâcib hakkında fıtrî-zarurî ve keşf yolunu benimsemesi görüşlerinin orijinalliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İsbât-ı vâcib, ma'rifetullah, nazar, fıtrat, keşf