Anlatıda kutsal'ın kurgulanışı-Nazan Bekiroğlu örneği-


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEHRA DÖNÜŞ EROĞLU

Danışman: Şeyma Büyükkavas Kuran

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanın 'Mutlak Kutsal'a yakınlığı ya da uzaklığı derecesinde ruh dünyası, düşünce ve davranışlarının nasıl olduğu Kutsal Metinler ışığında daha net anlamlandırılabilir. Nazan Bekiroğlu, eserlerindeki anlatı kişilerinin 'Kutsal' ile ne tür bir iletişim içinde olduklarını ortaya koyarken onların yaratıcıyla, kendileriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini; eşya, varlık ve olaylar karşısındaki tavır ve duruşlarını; ruhsal, fiziksel, fikirsel ve davranışsal yapılarına yansıyan 'bütün hâlleri'yle ele alarak kurgular. Elbette burada aynı zamanda yazar/yazıcı olarak Bekiroğlu'nun 'tavrı' da önem arz eder. Bekiroğlu'nun ruh iklimini 'Mutlak Kutsal'ı ile güzelleştirerek 'kutsal'ını özümsemesi, onun kurmaca anlatılarındaki unsurlarda (olay örgüsü, zaman, mekân, anlatı kişilerinin fiziksel, ruhsal, davranışsal durumları, anlatıcı), anlatım ve üslûbunda; eserlerine, kahramanlarına, kendine, canlılara, dünyaya ve içindekilerine, evrene, zamana, sanata, edebiyata, yaşam ve ölüme karşı takındığı tavır ve sahip olduğu bakış açısında görebiliriz. Bekiroğlu'nun anlatı kişilerinin kurmacada sergiledikleri tavır ve davranışları, onların sahip oldukları/olmadıkları 'maneviyât'ın niteliği ile uyum içindedir. Dolayısıyla, Bekiroğlu kahramanlarının içsel dünyalarını anlatısında okura sunarken, daha çok davranışları üzerinden bunu tesciller. Davranışta gözüken incelik ve ayrıntılarda, konuşmalardan dökülen cümleler, sözcükler, ünlemler, seslerde kişilerin ruh dünyalarına aralanan kapılar, maneviyatlarını aşikâr eden göstergeler vardır. Bekiroğlu, bu göstergeleri kullanarak görünenden görünmeyene açılan kapıları aralamış ve okurunu içeri buyur etmiştir. Peki evvela, 'Kutsal' nedir? Sanatçının bakış açısını belirleyen temel bir optik olarak anlatının neresinde durur? 'Kutsal', sanat eserine hangi boyutlarıyla girer? Kaynakları itibariyle 'kutsal olan'ı sınıflandırmak mümkün mü? Gelenek ve modernizm bağlamında 'kutsal'ın sanatta ve edebî anlatılardaki görüntüsü nasıldır? Anlatı-sanat-kutsal arasında ne tür bir bağ vardır? Anlatının zamanı, mekânı, kişileri, olay örgüsü ve anlatıcının genel görünümü çerçevesinde 'Kutsal'ın kurgulanış motif ve ilmeklerine bakarak, yeni bir okuma biçiminin ana hatlarını çizebilmek, temellendirebilmek, Kutsal'ın dürbününden bakarak 'anlatı medeniyeti'nin sınırlarını genişletmek ne derece mümkün olabilir? Çalışmamızda bütün bu 'olabilirlilik'lerin imkânlarını Nazan Bekiroğlu'nun kurmaca anlatıları üzerinde gösterilmeye gayret edilmiş, 'Kutsala Bakış Açısı' ile eserleri incelenmeye çalışılmıştır.