Nedensellik sorunu: David Hume, Arda Denkel ve Gürol Irzık


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Felsefe Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEPNUR ÇELİK

Danışman: Ali Suat Gözcü

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nedensellik kavramı, felsefe tarihinde olduğu kadar çağdaş epistemoloji ve metafizik tartışmalarında da merkezi bir rol oynar. Gündelik yaşantıda, bir olayın başka bir olaya neden olduğu düşüncesi sezgisel olarak açık görünse de olaylar arasında kurulan bu ilişkinin yapısı, kapsamı ve geçerliliği birçok filozof için tartışma konusu olmuştur. David Hume'a göre nedensellik, duyusal deneyimlerden kaynaklanan izlenimlerden oluşur: Uzamsal yakınlık, zamansal ardışıklık ve olayların sürekli birlikteliği. Ancak bu izlenimler nedensel ya da zorunlu bağlantıya ilişkin deneyimsel bir kanıt sunmaz. Ayrıca nedensel önermelerin tersinin çelişki oluşturmaması, onların a priori bilgiler olmadığını gösterir. Böylece Hume'a göre, nedensellik düşüncesinin kaynağı doğrudan deneyim ya da akıl olamayacağından, imgelemdir. Hume bu gerekçeyle, nedenselliğin kesin bilgisinden söz edilemeyeceğini ileri sürer. Nedenselliğin ontolojik yönüne vurgu yapan Arda Denkel ise, nedenselliği yalnızca zihinde kurulan bir bağlantı olarak değil, doğanın yapısında yer alan, varlıkları zaman içinde birbirine bağlayan temel bir ilke olarak belirler. Ona göre nedensellik, doğanın işleyişinde bulunan ve zamana yayılmış yapısal birlikteliklerdir. Denkel'e göre nedensellik, birbiri ile etkileşime girebilen özelliklerin yapısal ilişkisinde kurulur ve doğadaki düzenlilik bu yönüyle, nedenselliğin ürünüdür. Bu yaklaşıma göre nedensellik, ontolojik yönden, doğada var olan bir ilişkidir. Bunun yanında, Gürol Irzık, nedenselliği daha çok epistemolojik yönden ele alarak, Hume'un görüşünün bilimsel açıklamanın temelleri açısından yetersiz olduğunu savunur. Nedenselliğin düzenli birlikteliklere indirgenmesi, nedenselliğin açıklayıcı yönünü göz ardı eder. Çünkü Irzık'a göre, bir olayın bilgisi, o olaya ilişkin nedenlerin ve sonuçların bilgisini içermelidir. Bu tez, Hume'un nedensellik çözümlemesini, özellikle zorunlu bağlantı ve tümevarım konularında yol açtığı epistemolojik ve ontolojik sorunların, Denkel'in nesnelerin niteliklerine dayalı ontolojik yaklaşımı ve Irzık'ın kapasiteler ve tekil nedensellik vurgusuyla ne ölçüde aşılabileceğini, bu çağdaş yaklaşımların nedensellik sorununa getirdiği özgün açılımları değerlendirmeyi amaçlamaktadır.