Erkek sıçanlarda deneysel oluşturulmuşürolityazis modelinde scolymus hıspanıcus L.ekstratının etkinliğinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UTKU GÜREL ÖZCAN

Danışman: Şaban Sarıkaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Etnofarmakolojik Alaka Düzeyi: Dünyanın farklı bölgelerinde, çeşitli tıbbi bitkiler pek çok hastalık için geleneksel tıp uygulamaları kapsamında kullanılmaktadır. Bunlardan biri olan scolymus hispanicus l. (şevketibostan), Türkiye'nin özellikle batısında yaygın olarak yetiştirilen ve böbrek taşı hastalığını tedavi amacıyla kullanılmakta olan bir bitkidir. Geçmişte ekstresi "Lityazol Cemil" adıyla piyasa sürülmüş olmasına rağmen, tedavi etkinliği ile ilgili yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Çalışmanın Amacı: Bu çalışmada şevketibostan kök kabuğu etanolik ekstratının potansiyel anti-ürolitiatik aktivitesini ve güvenliğini değerlendirmek hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: 245-320 g ağırlığında, 3 aylık erişkin erkek Sprague-Dawley ratlar beş gruba ayrıldı (n=10, grup başına); (i) kontrol (K); (ii) hastalık (H); (iii) tedavi (T); (iv) profilaksi (P); (v) yan etki (Y). Taş oluşumu sağlamak için H, T ve P gruplarına çeşme suyu yerine, %0,75 (v/v) etilen glikol (EG) çözeltisi verildi. T grubuna oral gavajla 100 mg/kg/gün bitki ekstratı 4. haftadan sonra, P ve Y grubuna ise 8 hafta boyunca verildi. Çalışma bitiminde deney hayvanlarından metabolik kafeslerle 24 saatlik idrar örnekleri toplandı ve hayvanlar anestezi altında eksanguinasyon ile sakrifiye edildi. Kan örneklerinden kalsiyum (Ca), fosfor (P), magnezyum (Mg), kreatinin, alanin transaminaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), ürik asit, idrar örneklerinden pH, volüm, dansite, kreatinin, Ca, ürik asit, oksalat (Ox) ve sitrat parametreleri değerlendirildi. Böbrek dokularındaki histopatolojik bulgular skorlandı. Bulgular: Böbrek taşı gruplarında (H, T ve P) histopatolojik kristal skorları P grubunda en düşüktü. Kontrol grubu ve P grubu ile T grubu arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı (p=0.317). T ve P grubunun kristal skorları H grubuna göre daha düşük saptandı (p<0.001). Böbrek taşı gruplarının inflamasyon ve fibrozis skorları K grubuna göre artmıştı (p<0.001). 8 hafta ekstre verilen P grubunun skorları H grubuna göre düşük (p=0.039), 4 hafta ekstre verilen T grubu ile benzerdi (p=0.118). 8 hafta ekstre verilen P ve Y gruplarının serum ürik asit değerleri, ekstre verilmeyen gruplara (K ve H) göre daha düşük saptandı (p=0.014). Serum ALT, ALP parametrelerinde böbrek taşı gruplarında artış gözlendi, tek başına ekstre verilen grupla (Y), K grubunun değerleri benzerdi (p=0.995). Sonuç: Scolymus hispanicus l. kök kabuğu ekstratı, 100 mg/kg/gün dozunda, böbrek taşı hastalığı oluşturulmuş rat modelinde, sistemik toksisiteye yol açmadan, tedavi ve profilaksi etkinliği göstermiştir. Bu çalışmanın histopatolojik sonuçları, bitkinin fitokimyasal içeriğinin başka çalışmalarda in vitro gösterilmiş anti-oksidan etkinliği ile paralel olmasına rağmen, bu etkinliği doğrulayabilecek biyokimyasal belirteçler incelenmemiştir. Laboratuvar bulguları, ekstratın çözücü etkinliği olmadığını gösterse de diüretik ve ekspulsif etkinlik bu çalışma sınırları dahilinde belirsizliğini korumaktadır. Etki mekanizmalarının tam olarak açıklanabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.