Parodinin anlatı biçimi olarak İhsan Oktay Anar romanlarındaki görünümü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLFİDE BÜŞRA GÜVEN KÖYBAŞI

Danışman: İlknur Tatar Kırılmış

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Parodi, Antik Yunan'dan bu yana insanın taklit yeteneğinin başka bir yola doğru evrilmesiyle zihinleri meşgul etmiştir. Aristoteles'in Poetika'da ilk kez bahsettiği parodinin her dönemde farklı bir yanı ortaya çıkar. Parodi, Antik dönemde bir esere duyulan beğeniyi dile getirmek gayesi taşır fakat zamanla bir eseri beğenmeme sebebiyle de kullanılmaya başlar. Bu durum parodinin alay, komedi, taklit özelliğini daha da belirginleştirir. Zamanın parodi üzerindeki etkisi, modern ve postmodern dönemle birlikte daha fazla hissedilir. Parodi metinlerarasılığın alt bir kolu olmanın dışında yeni edebî türlerin ortaya çıkışı ve yazarın kendi kurmaca evreninde oyun oynama arzusunun aracı olur. Eserlerini parodi temeline oturtan yazarlardan biri ise İhsan Oktay Anar'dır. Bu çalışmada, İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri, Amat, Suskunlar, Yedinci Gün, Galîz Kahraman romanlarında parodi, metne yaklaşma biçimi olarak belirlenmiştir. Metin tahlili açısından parodinin tek başına bir inceleme tekniği olarak kullanılması bu çalışmanın ana eksenidir. Eserlerde bulunan parodi unsurları, okur merkezli alımlama estetiği ve fenomenoloji üzerinden anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Hayalin ve gerçeğin birbirine geçtiği kurmacanın değişik evrelerinde parodinin rolü aranmıştır. İncelemenin sonucunda İhsan Oktay Anar'ın yapıtlarında parodiyi tekdüze hâlde kullanmadığı aksine birden fazla şekilde kullandığı tespit edilmiştir. İncelenen eserlerde özellikle dinî metinlerin, inanışların geniş yer kapladığı görülmüştür. Yazarın, romanlarında kullandığı parodi tekniğinin hedef olarak seçtiği kaynak karşısında taraf olmaktan ziyade sıfır noktasında durma tavrı içinde olduğu görülmüştür.