Ekoeleştiri bağlamında Buket Uzuner'in "Tabiat dörtlemesi" serisindeki üç roman üzerine bir değerlendirme
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YASAMAN GONAGOVA
Danışman: İlknur Tatar Kırılmış
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Modern dünyanın en önemli problemlerinin başında gelen ekolojik sorunların sirayet ettiği disiplinlerden biri de edebiyattır. Doğa yazını, geçmişten bugüne kendisi ile birlikte doğayı da değiştiren insanoğlunun yaptıklarının ne denli büyük sorunlara sebep olduğunu hikâyelerle anlatmaktadır. İnsan tarafından tahrip edilmiş doğanın edebiyata konu edilmesi sonucu ekoeleştiri kuramı ortaya çıkmıştır. Çevreci aktivist ve hayvan hakları savunucusu olan çağdaş Türk edebiyatının ünlü kadın yazarlarından Buket Uzuner, insan ve tabiat arasındaki bozulmuş ilişkiden bahseden eserler yazmaktadır. Bu çalışmada Buket Uzuner'in Tabiat Dörtlemesi olarak adlandırılan romanlar serisinin yayımlanmış olan ilk üç romanı ekoeleştiri kuramı ışığında incelenmeye çalışılmıştır. Uzuner, yazmış olduğu bu romanlarda küresel ısınma, kuraklık, çarpık kentleşme, iklim değişikliği, yeşillik alanların yok oluşu, hayvan katliamları, nükleer kirlenme vs. gibi ekolojik sorunların yanı sıra kadın hakları, türcülük, ayrımcılık, ırkçılık gibi sosyal sorunlara da değinmiştir. Yazar, okura ekolojik sorunları görmek için çok da uzağa gitmek gerekmediğini, Anadolu'ya bakmanın yeterli olacağını iletmektedir. Hızla değişen ekolojik döngünün dünyadaki herkesi ve her şeyi etkilediğini Türkiye'deki örneklerle gözler önüne sermektedir. Çevresel sorunları çözüm yolları ile birlikte ele alan yazar, ekolojik problemleri ortadan kaldırmak için eski yaşam tarzına geri dönmek gerektiğini savunur. Ekoeleştiri kuramının ilkelerinin yanı sıra kadim Kam geleneğinden bahsederken ekolojik sorunların var olma sebebi olarak eski geleneklerin unutulmuş olmasını gösterir. Kadim Kam geleneğinde doğaya olan saygı ve sevginin aynı zamanda kadınlara karşı da olduğu fikrini bu gelenekten örneklerle kuvvetlendirir. Bu araştırma sonucu yazarın asıl amacının ekoeleştiri, ekofeminizm, derin ekoloji gibi yaklaşımların yanı sıra kadim Kam geleneğinde ifade edilen ve unutulmuş bilgileri yeniden canlandırmak olduğu kanaatine ulaşılmıştır.