Cumhuriyet'in ilk yıllarında din-felsefe ilişkisine yönelik tartışmaların edebi yapıtlardaki izdüşümleri (Hüseyin Rahmi Gürpınar örneği)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Felsefe Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE DİNLER

Danışman: Hasan Aydın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Din-felsefe ilişkisi, Eski Yunan'dan günümüze, birçok filozof ve teoloğun üzerinde durdukları temel sorunlardan birisi olmuştur. Sorunun özellikle, Ortaçağlarda Yahudi, Hristiyan ve İslam kültüründe yetişmiş filozof ve teologlar tarafından detaylı bir biçimde işlendiği görülür. İslam dünyasına felsefe, 9. yüzyıllarda Eski Yunan'dan yapılan çevirilerle girmeye başlamış; felsefenin daha girişinden itibaren din karşısındaki meşruiyeti ve din-felsefe ilişkisi önemli bir sorun alanı olmuştur. Bu sorun etrafında, 9-13. yüzyıllar arasında yürütülen tartışmalara bakıldığında, dört temel yaklaşımın ortaya çıktığını söylemek olasıdır. Bunlar, dini önceleyen ve felsefeyi reddeden tutum; felsefeyi önceleyen ve felsefi gerekçelerle dini reddeden tutum; din ve felsefenin konu, yöntem ve amaçlar bakımından farklı olduğunu savunan ayrıştırıcı tutum ve dini simgesel sayarak, bu simgelerin felsefi yorumu aracılığıyla din ve felsefenin uzlaştırılacağını savunan tutumdur. Sünni Müslüman dünyasında, 13. yüzyıldan itibaren bu tutumlardan, ilki egemen olmuş, 18. yüzyıla kadar varlığını kesintisiz sürdürmüştür. 18. yüzyılda, Batı karşısında geri kalmışlığa çare arayışları bağlamında, Batı'dan çeviriler yoluyla aktarılan bilim ve felsefe eserleri ile birlikte, din-felsefe ilişkisine ait tartışmalar yeniden canlanmıştır. Bu canlanma sürecinde, Osmanlı aydınları, geleneksel tecrübelerden de yararlanarak, çoğulcu bir bakış açısının oluşumuna öncülük etmiş; bu tartışmalar Cumhuriyet Dönemi'nde de varlığını sürdürmüştür. Bu sürece, din adamları ve filozofların yanında edebiyatçılar da dâhil olmuştur. İşte Hüseyin Rahmi Gürpınar bu sürece edebi yapıtları aracılığıyla katkı sağlayan önemli düşünürlerden birisidir. O, özellikle Deli Filozof ve İnsanlar Önce Maymun Muydu? romanlarında, gelenek-modernite gerilimini ekseninde tartışılan din-felsefe, din-bilim ilişkisi sorunsalını, yarattığı filozof ve din adamları tiplemeleriyle ortaya koyar. Bu tiplemeler aracılığı ile din-felsefe ve bilim arasındaki ilişkiye yönelik, Ortaçağdaki ve içinde yaşadığı kültür atmosferindeki tecrübelerden de yararlanarak; felsefeden yola çıkarak dini reddeden, dinden yola çıkarak felsefeyi reddeden ve uzlaştırıcı tutumları temel argümanlarıyla ortaya koyar. Kendi egemen görüşü, felsefi tutumu öncelemekten ve geleneksel dinsel inanışları eleştirmekten yanadır. Ancak uzlaştırıcı tutuma da, olumlu yaklaşmaktadır; fakat bu uzlaştırıcı tutumun, modern bilgi ve değerler ışığında yapılandırılması gerekir. Din adına felsefenin ve bilimin reddedilmesi gerektiğini savunan yaklaşımları ise, gelişime, ilerlemeye, modernleşmeye ters düştüğü gerekçesiyle tümüyle reddeder. Anahtar Kelimeler: Cumhuriyet Dönemi, Felsefe, Din, Filozof, Din Adamı, Hüseyin Rahmi Gürpınar.