BAZI YABANCI OT KONTROL UYGULAMALARININ BAKLA (Vicia faba L.)'NIN AGRO-MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE L-DOPA İÇERİĞİNE ETKİSİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP AYBEY

Danışman: Hatice Bozoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bakla (Vicia faba L.), çok yıllık bir baklagil olan Mucuna pruriens’den sonra bilinen en yüksek L-DOPA (%0.5 – 2) içeren baklagil bitkisidir. L-DOPA, bitkide salgılanan bir amino asit türevidir, doğal olarak insanda bulunmayan bu bileşik parkinson hastalığının tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Tıbbi faydalarının yanı sıra araştırmalar, L-DOPA’nın yabancı otları baskılayıcı olduğundan bahsetmektedir. Bu çalışma, farklı yabancı ot yoğunluğunda yetiştirilen bakla bitkisinde L-DOPA içeriği, bunun yabancı otlara etkisi ile uygulamaların bitkinin bazı morfolojik özellikleri ile verim unsurlarına etkisini belirlemek için yürütülmüştür. Yabancı ot kaynaklı stres koşullarında bitkinin farklı organlarında L-DOPA üretimi incelenmiştir. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak Kasım 2023’te kurulmuş, altı farklı işlem (otsuz kontrol, otlu kontrol, bakla çim suyu, bir çapa, iki çapa ve üç çapa) değerlendirmeye alınmıştır. Morfolojik özellikler ve verim verileri ile yabancı ot yoğunlukları, yaprak, kök ve fide örneklerinde L-DOPA ve bazı kalite analizleri yapılmıştır. Çalışmamızda en çok gözlemlenen yabancı ot türleri Scandix pecten-veneris (Zühre tarağı), Veronica hederifolia (Adi yavşan otu), Stelleria media (Serçe dili), Lamium album (Ballıbaba), Rumex crispus (Labada)’dır. Bu türler arasında Scandix pecten-veneris yoğunluğunun diğer yabancı otlara göre daha baskın olduğu belirlenmiştir. Farklı ot yoğunluklarının özellikle kuru hasatta bitki boyu, bakla sayısı, tane verimi üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. En yüksek verim otsuz kontrol ve iki çapa uygulamasından elde edilmiştir. Yabancı ot yoğunluğu arttıkça verim unsurlarında genel bir azalma gözlenmiştir. Yaprakların kuru örneklerinde ortalama %1.26 oranında L-DOPA tespit edilmiş, kök - fide dokularında L-DOPA saptanmamıştır. L-DOPA üretimi açısından farklı ot yoğunluklarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, yabancı ot baskısının taze bakla ve kuru tane verimini (sırasıyla %44.84 - %43.4) azalttığı tespit edilmiştir. Hipotezimiz, köklerden salgılanan L-DOPA’nın yabancı otları baskıladığı olsada, kökte L-DOPA belirlenmemesi nedeniyle doğrulanamamıştır. Ancak bu, köklerin hiç L-DOPA üretimi gerçekleştiremediği anlamına gelmemelidir. Bunu tespit etmek için farklı zamanlarda kök örnekleri alınarak değerlendirme yapılması gerektiği kanaatindeyiz.