Alaca Havzası'nda erozyon risk değerlendirmesi ve planlaması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Coğrafya Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ İMAMOĞLU

Danışman: Muhammet Bahadır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erozyon dünyanın oluşumundan beri var olan doğal bir süreçtir. İnsan tarafından bu sürece müdahale edilmesiyle hızlandırılmış erozyon kavramı ortaya çıkmıştır. Aşınan ve taşınan malzemelerden arta kalan alanlarda toprak organik madde bakımından yetersiz ve verimsiz hale gelmeye başlamıştır. Ülkemizde erozyonun etkili olduğu birçok saha mevcuttur. Özellikle bazı sahalarımız şiddetli kuraklığa maruz kalmakta ve rüzgâr erozyonu etkili olmaktadır. Ülkemizin ortalama yükseltisinin fazla ve genç oluşumlu bir ülke olması sebebiyle akarsu erozyonu daha belirgindir. Bu durumun ortaya çıkmasında yarı nemli iklim şartlarının etkisi büyüktür. Çalışmada farklı disiplinlerin ortak kullandığı farklı erozyon modelleri ve yöntemlerinden yararlanılmıştır. Temel olarak RUSLE yöntemine bağlı kalınmıştır. Elde edilen sonuçların daha sağlıklı olması için bazı sabit değerlerin yerine arazideki örneklerden elde edilen sonuç değerleri kullanılmıştır. Böylece sahaya ait özgün bir erozyon dağılış haritası hazırlanmıştır. Türkiye'de iç bölge havzalarında bitki örtüsünün cılız olması ve kapalılığın yetersiz kalması nedeni ile erozyonun etki boyutları yüksektir. Ülkemizde erozyonla ilgili kaynaklar incelendiğinde bir yılda kaybedilen toprak miktarı yaklaşık 1,4 milyar tondur. Sadece tarım alanlarından kaybedilen verimli toprak miktarı ise yaklaşık 500 milyon ton/yıl'dır. Bu topraklarla birlikte mineral ve organik madde de kaybedilmektedir. Erozyonla kaybedilen bir başka değer ise sudur. Kaybolan toprak yüzeyinde her yıl yaklaşık 50 milyar m³ yağış depolanamamaktadır. Çalışma alanı Alaca Havzası seçilmiştir. Havza Orta Karadeniz Bölümü'nde, Çorum ile Yozgat illeri içerisinde yer almaktadır. Havzanın toplam alanı 1656.4 km2'dir. Havzada jeolojik formasyonlar incelendiğinde yoğun olarak Mesozoyik dönemine ait ofiyolitler ve kireçtaşları ile Tersiyere ait serilerden oluşmaktadır. Havza'nın ortalama yükseltisi 1275 m'dir. En yüksek kesimini yaklaşık doğusundaki Toprakdede Tepesi (1765m) oluşturmaktadır. Saha iklimi Karadeniz ikliminden yağış rejimi ve yıllık ortalama sıcaklık değerleri ile farklılık göstermektedir. Yörede yazlar daha kurak, kışlar ise daha sert geçmektedir. Bitki örtüsü cılız olduğu için erozyon daha fazla etkili olmaktadır. Çalışma sahasında güneydeki dağlık alanlarda eğim ve yükselti değerlerinin fazla olması sebebiyle erozyon etki derecesi daha yüksektir. Bu durumu destekleyen diğer bileşenler ise jeolojik yapı, yarılma derecesi, aşırı otlatma ve yanlış tarım uygulamaları olarak tespit edilmiştir. Morfolojinin erozyon üzerine etkilerini kantitatif değerlerle ifade edebilmek için bazı morfometrik analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu teknikler son yıllarda coğrafya çalışmalarında ön plana çıkmıştır. Özellikle çalışmada kullanılan CBS teknikleri hem erozyon çalışmalarında hem de jeomorfoloji çalışmalarında kolaylık sağlamaktadır. Buna ek olarak ortaya çıkardığı sayısal sonuçlar ile daha gerçekçi değerlendirmelere zemin hazırlamıştır. Bu sonuçlara göre havza, oval görünümlü, yüzeysel akışın etkin olduğu, yarılma derecesi fazla, taşınımın yüksek olduğu bir karakter göstermiştir. Bu sonuçlara göre alaca havzası erozyon açısında yüksek risk grubuna girmektedir. Bu nedenle havzada erozyon etki derecesini azaltmak için kısa vadede planlama çalışmaları yapılması zorunlu hale gelmiştir. Sahada yer yer teraslama ve ağaçlandırma çalışmaları gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Erozyon, Toprak Kaybı, RUSLE, Alaca Havzası