Eski Mezopotamya’da Devlet Olgusunun Ortaya Çıkışı ve Dönüşümü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Rabia MAMATOĞLU

Danışman: Okay Pekşen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması, Eski Mezopotamya'da devlet sisteminin nasıl doğduğu, hangi evrelerden geçerek kurumsallaştığı ve bu süreçte kral figürü ile din olgusunun ne şekilde bütünleştiği sorularından hareketle şekillendirilmiştir. Devletin kökeni olarak tanımlanan Uruk ve öncesindeki gelişmelerden başlayarak Babil İmparatorluğu'nun sonuna dek uzanan tarihsel çerçevede, Sumer, Akad, Babil ve Asur gibi önemli uygarlıkların siyasal yapılanmaları ve bu yapıların dinsel temelleri çok yönlü olarak analiz edilmiştir. Tez, özellikle Mezopotamya toplumlarında dinin sadece inanç düzeyinde değil, yönetim, hukuk ve sosyal düzenin inşasında da belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Sumer Kent Devletleri'nden önceki karmaşık toplumsal örgütlenmelerde görülen ve belirli ölçüde siyasi otoriteyi temsil eden şeflik düzeni, zamanla hem dini hem de dünyevi yetkileri bünyesinde toplayan, merkezi otoritenin somutlaştığı kral makamına evrilmiştir. Bu dönüşüm, erken devlet oluşum süreçleri bağlamında siyasal iktidarın meşruiyet kaynaklarının çeşitlenmesi ve kurumsallaşması açısından kritik bir aşamadır. Araştırma kapsamında birincil kaynaklar olarak çivi yazılı belgeler, kral stelleri, hukuki metinler, tapınak arşivleri, kehanet metinleri sistemli biçimde incelenmiştir. Ayrıca, modern literatür taramasıyla desteklenen bu veriler, tarihsel bağlam içerisinde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Tezin yöntemsel yaklaşımı, tarihsel çözümleme ile kültürel yorumlamayı birleştiren disiplinler arası bir model üzerine kuruludur. Çalışmanın temel bulgularına göre, Mezopotamya'da devlet anlayışı başlangıçta, tanrının merkezde olduğu kent devletleri biçiminde ortaya çıkan teokratik yapılar şeklindeydi. Ancak, zamanla merkeziyetçi krallık sistemlerine evrilmiştir. Bu dönüşümde, tanrıların dünyevi temsilcisi olarak görülen kralların, tanrı-kral anlayışına yönelmeleri dikkate değer bir ideolojik değişimi yansıtmaktadır. Ayrıca, Guti istilası gibi tarihsel kırılma noktalarının devlet yapısında köklü değişimlere yol açtığı ve merkezi otoritenin yeniden tesisine dair dini referansların etkili olduğu görülmektedir. Tez, Mezopotamya'da siyasal iktidarın dinsel meşruiyetle nasıl temellendirildiğini açıklayarak, devletin evrimsel sürecine dair özgün bir perspektif sunmaktadır. Özellikle bölgesel krallık yapılarından imparatorluk düzeyindeki siyasal organizasyonlara evrilen Asur ve Babil devletlerinde, tek tanrılık eğilimi taşıyan dini motiflerin ön plana çıktığı görülmektedir.