Türkiye'de sığır ve koyunlarda görülen yavru atma olgularının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, VETERİNERLİK DOĞUM VE JİNEKOLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANIL DEMELİ
Danışman: Murat Fındık
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sunulan çalışmada, Türkiye'de büyükbaş ve küçükbaş geviş getiren hayvanlarda yavru atımına neden olan enfeksiyöz hastalıkların durumunun kayıt tabanlı epidemiyolojik bir çalışma ile ortaya koyulması amaçlandı. Bu amaçla Brusellozis'de Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (OIE) veri tabanında herkese açık olarak yayınlanan kayıtlar, ihbarı mecburi olmayan hastalıklarda ise ülke genelinde yapılan araştırmalar ve Veteriner Enstitülerinin yayınları veri olarak alınmıştır. Brusellozis salgınlarının dişi sığır popülasyonu ile ilişkisini ortaya koymak için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bildirilen hayvan sayıları kullanılmıştır. Ülke genelindeki yavru atımına neden olan hastalıkların dağılımlarının haritalandırılması, metaanalizi, tanımlayıcı ve analitik istatistiksel analizleri yapılmıştır. Bulgular: 2005-2015 yılları arasında ülkemizde 81 il genelinde 7.889 büyükbaş brusella mihrakı görülmüştür, hastalığa yakalanan hayvan sayısı 15.059 tanedir. Aynı tarihler arasında 2.277 küçükbaş brusella mihrakı görülmüş, hastalığa yakalanan küçükbaş hayvan sayısı 21.241 olmuştur. İncelenen çalışmalarda viral etkenlerin %14 ile %81, bakteriyel etkenlerin %4 ile %80 ve protozoal etkenlerin ise %5 ile %60 prevalans aralığında olduğu görülmüştür. Sonuç: Brusellozis, yürütülen mücadele sonucu azalma eğilimindedir. En yüksek prevalans büyükbaş hayvanlarda Doğu Anadolu illerinde, küçükbaş hayvanlarda ise İç Anadolu'da ve kış aylarında belirlenmiştir. Her iki türde de salgınlar yaz aylarında en düşük seviyededir. Geçmiş çalışmaların metaanaliz değerlendirilmesinde, Sığır Viral Diyaresi (BVD) ve Sığırların Bulaşıcı Rinotrakeitisi (IBR) etkenlerinin aynı kan serumunda birlikte görülme sıklığı yüksek bulunmuş, diğer enfeksiyöz etkenlerin ise ülke genelinde çeşitli oranlarda yaygın olarak seyrettiği sonucuna ulaşılmıştır.