Değerler eğitimi bağlamında Zeki Alasya-Metin Akpınar filmleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERKAN AYDEMİR

Danışman: Yavuz Bayram

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Değerler eğitimi, değerlerin kontrollü olarak bireylere verilme sürecidir. Bu süreçte, edebiyat, tarih, felsefe vb. dallardan yararlanılır. Aynı şekilde okullarda eğitim gören bireyler de müfredat programları yoluyla kontrollü olarak değerler eğitimini alırlar. Fakat kontrolsüz, değer olarak içselleştirilmiş davranışlar da bireyler açısından büyük tehlike oluşturmaktadır. Değerleri içinde bulundukları çevre ve olaylara göre algılayan bireyler hırsızlığı, yalan söylemeyi, sorumsuzluğu vb. birçok yanlış davranışı bir değer olarak algılayabilir. Bireyler tarafından değer olarak kabul edilen davranışlar sadece yazılmış olan metinlerden, okuldaki eğitim müfredatından ya da toplumdan görülerek içselleştirilmez. Doğru veya yanlış davranışların değer olarak topluma servis edilmesini sağlayan en önemli kaynaklardan biri de kuşkusuz radyo ve televizyon kanallarıdır. Geçmişten günümüze severek ve gülerek izlediğimiz Türk film ve dizilerinde doğru davranışların yanında birçok yanlış davranış da değer olarak topluma aktarılmıştır. Doğru davranışları değer olarak kabul eden toplumların ayakları yere basar, bu tür toplumlar aklı ve bilimi ön planda tutar, gerçekle hayali birbirinden ayırabilir. Bu da toplumsal ve kolektif bir şekilde kalkınmayı, gelişmişliği, birbirine saygı ve sevgiyi ve en önemlisi insanların kendilerini gerçekleştirmesini sağlar. Değer yargıları zayıf olan toplumlarda ise bireyler kısa yoldan zengin olma hayali kurarlar. Hedeflerine ulaşmak için her yolu denerler. Hırsızlık, dolandırıcılık, yalan, iftira vb. Hayallerin içinde kaybolup gerçekliği unuturlar. Özgün bir ürün ortaya koymak için çaba sarf etmezler. Ya hiçbir ürün ortaya koymazlar ya da yapılmış olanı taklit ederler. Bu da toplumsal çöküşü ve dolandırılma vakalarını beraberinde getirir. İzleyicilerle iletişim kuran ve bir sosyalleşme aracı haline gelen sinema, bireyle doğrudan temas kurarak toplumu şekillendirebilir ve yönetebilir. Bu araştırmanın konusu, Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ın filmleri kullanılarak bir çocuğun doğumunda başladığı ve hayatının geri kalanında sürekli yer aldığı eğitim sürecinde değerler eğitimi verilebilmesidir. Bireysel olarak incelendiğinde her biri ayrı bir değer içeren bu filmler, çocuğun karakterini şekillendirmek için bir araç olarak kullanılabilir. Fakat bu filmler de topluma değer olarak gösterilen birçok yanlış davranışı bünyelerinde barındırmaktadır. İzleyiciler, filmlerde kendilerine verilen olumlu ve olumsuz davranışların farkına varmalıdır. Burada temel hedef; çocuğa ailede aldığı değerlerin ötesinde değerler eğitimi sunmak, çocukta istendik davranışlar oluşturmak ve sahip olunan değerler bakımından ortalama bir standarda ulaşmaktır. Bu çalışmada, bazı yabancı kaynaklardan da önemli bilgilere ulaşılmıştır.