Jane Austen romanlarında kadın, aile ve toplumsal cinsiyet
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, KADIN ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RÜMEYSA ATASOY
Danışman: Kemal Özcan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Toplumu ve toplumsal normları anlamlandırabilmek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ortaya çıkarılan edebi eserlerin toplumu ve yazıldığı dönemin insanlarını yansıttığı düşünülür. Bu sebeple toplumsal sorunların kökenine inmek, sebep ve sonuç ilişkisini anlamak ve çözümler üretebilmenin bir yolu da edebi eserlerin analizinden geçer. Kadın, aile ve toplumsal cinsiyet temalarının romanlarında inceleneceği yazar olan Jane Austen, İngiltere ile kalmayıp dünyanın her yerinde kendini duyurmuş bir yazardır. Eserlerinin günümüzde hala popüler olabilmesinin sebebi eserlerin içeriğinin aradan geçen yüzyıllara rağmen günümüz konuları ve sorunlarıyla alakalı kalabilmesidir. Romanlarında günlük yaşamdan olaylara yer veren Austen, dönemin kadınlarını, aile dinamiğini ve toplumsal cinsiyet yapısını detaylı bir şekilde betimler. Etrafındaki olayları ve insanları dikkatli bir şekilde gözlemleyen yazar, ironiyi kullanarak bir takım eleştirilerde bulunur. Yazarın kaleme aldığı ve incelenen Sense and Sensibility (Sağ Duyu ve Duyarlılık), Pride and Prejudice (Gurur ve Önyargı), Mansfield Park (Mansfield Parkı), Emma, Northanger Abbey (Northanger Manastırı) ve Persuasion (İkna) isimli altı romanı da ağırlıklı olarak bahsi geçen üç tema üzerinde ilerlemektedir. Romanlarda geçen olaylar ve karakterlerin tutum ve davranışlarıyla günümüz konuları ve sorunları arasında birçok ortak nokta bulundu. Toplumsal cinsiyet problemlerini örnekler üzerinden analizleri yapıldı ve ilgili çalışmalarla desteklendi. Çalışmamız içerik analizi yöntemiyle yapılan nitel bir çalışmadır. Çalışmanın amacı eser analizi yaparak sosyoloji biliminin irdelediği bazı konulara ışık tutmaktır. Sonuç olarak irdelenen konular ve sorunların aradan geçen yıllara ve gelişen toplumlara rağmen hala mevcut olduğu fikrine varıldı. Değişim ve gelişim adına yapılabilecek en önemli eylemin toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğu anlaşıldı.