Giresun ve çevresinin orta çağ boyunca tarihi coğrafyası


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEKİR SARIYILDIZ

Danışman: İbrahim Tellioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tarih bilimi, geçmişte yaşanan olayların ortaya çıkarılmasında pek çok farklı bilim dalından yararlanmaktadır. Bu bilim dallarından biri de bir konunun tarihî olay olmasının gerekliliğini sağlayan mekân unsurunun karşılığı olan coğrafyadır. İki bilimin iş birliği ile ortaya çıkan tarihî coğrafya kavramının amacı, kaynakların eksik bıraktığı noktalardan mekân unsurunu tamamlamaktır. Orta Çağ boyunca Giresun toprakları; Bizans, Abbâsîler, Büyük Selçuklular, Mengücekliler, Danişmendliler, Saltuklular, Trabzon Rum Devleti, Türkiye Selçukluları, Moğollar, Eretnalılar, Şebinkarahisar Emirliği, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Hacıemiroğulları gibi pek çok devlet, beylik ve emirliğin idaresi altında bulunmuştur. Ancak kaynaklar çoğu zaman suskun kaldığından kentin Orta Çağ tarihine ait açıklanması gereken pek çok sorun ortaya çıkmıştır. Çalışmamızın konusunu oluşturan bu meselelere, tarihî coğrafyanın yardımıyla cevap aranmaya çalışılmıştır. Burada tespit ettiğimiz lokasyonlar üzerinde ve çevresinde bir saha çalışması yapılarak elde edilen bulgular ile kent tarihinin bazı problemleri çözülmeye çalışılmıştır. Saha çalışmasında, Giresun ilinin 1990 yılında son hâlini alan sınırları göz önünde bulundurulmuştur. Bölgede, Karadeniz kıyıları ile Kelkit havzası olarak adlandırılan iki farklı coğrafya ve doğal bir sonucu olarak iki farklı yaşam tarzı karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde her iki bölümdeki farklı coğrafi şartların sonucu olarak gerçekleşen tarihî olaylar, çoğu zaman farklı siyasi otoritelerin idaresinde birbirinden ayrı olaylara sebep olmuştur. Ancak çoğu zaman kentin iki tarafının da Orta Çağ boyunca birbirleri ile yakın ilişki içinde olduğu görülmektedir. Nitekim kıyı kesimde bulunan Giresun limanları, dış ticaret arzını geniş bir coğrafyaya ulaştırabildiklerinden önemli pazar yerleri hâline gelmiştir. Şebinkarahisar ise bölgenin önemli askerî ve ticaret yolları üzerinde bulunmasının yanı sıra şap madenleriyle stratejik bir öneme sahiptir. Bu sebeple Giresun kıyıları ile Kelkit Havzası arasındaki ilişkinin varlığı, iki bölgenin birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamaları ve dış dünyaya açılmaları için elzem görülmektedir. Bu çalışmada, Orta Çağ boyunca önemli tarihî olayların yaşandığı bir coğrafyada, kaynak ve araştırmaların içinde bilgi bulunmayan ancak kentin Orta Çağ tarihinde önemli görevler üstlenen coğrafi unsurlar ve üzerinde bulunan kale, hisar, gözlem kuleleri, madenler, ticaret yolları ve hanlar gibi yapılar tespit edilerek kentin tarihine katkı sağlanmaya çalışılmıştır.