Arda Denkel'de dış dünyanın bilgisi sorunu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Felsefe Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEMİH AKÇA

Danışman: Hasan Aydın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Felsefe tarihi çeşitli sorunlar etrafında şekillenmiştir. Söz gelimi dış dünya felsefenin temel sorunlarından biridir. Dış dünyanın varlığı ve bilgisi ontolojik ve epistemolojik alanlarda çeşitli soruşturmaları doğurmuştur. Bu bağlamda kuşkucular dış dünyaya ilişkin yeni bir bakış açısı geliştirmişlerdir. Dış dünyanın ontik ve epistemik bağlamda soruşturmasını sağlayan iki araç olarak us ve duyu, kuşkucular için gerçekliği veremeyen kusurlu araçlardır. Dolayısıyla onların açtığı bu ontik ve epistemik soruşturma yolu modern felsefede René Descartes, John Locke ve George Berkeley felsefelerinde derinleşmiş bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Kuşkuculuğa karşı gerçekçiliği savunmak için kuşkucu yöntem kullanan Descartes usçu bir tasarımcı gerçekçilik kuramı ortaya atar. Locke, deneycilik çerçevesinde tasarımcı gerçekçilik kuramını geliştirir. Berkeley ise özdekçiliğin deneycilik açısından tutarsız olduğunu öne sürerek özdeksizci kuramını ortaya atar. Descartes ve Berkeley'in görüşlerinden Arda Denkel'in epistemizm adını verdiği tutum doğar ve bu tutumun destekçileri eleştirel pozitivistler, pragmacılar ve minimal gerçekçilerdir. Denkel kendinden önceki bilgi kuramları ve dış dünyanın bilgisine ilişkin görüşleri ele alarak bunların geçerliliğini sınamaktadır. Ona göre dış dünyanın bilgisi hakkında hiçbir kuram tatmin edici yanıtlar verememiştir. Bunun nedeni filozofların bu konuya karşı tek bir araç ele alarak yaklaşmaları veya ontolojik ve epistemolojik ayrım yapmamalarıdır. Denkel dış dünyanın bilgisini onto-epistemolojik bir sorun olarak ele alır ve tutarlı deneycilik ile özdekçiliği birbirine bağlayan bir görüş geliştirmeyi amaçlar. İşte bu çalışma, iki bölümle şekillenmiştir. İlk bölümde Denkel'in kendinden önceki antik kuşkuculuk, modern usçuluk ve deneycilik çerçevesinde şekillenen bilgi kuramlarına eleştirisi ele alınacaktır. İkinci bölümde ise bu kuramların geçersizliğini ortaya koyan Denkel'in özdekçilik ile görüngücülüğü başarılı bir şekilde nasıl kurduğu ve bunları birbirine bağdaştırarak onto-epistemolojik bir yaklaşım geliştirmesi irdelenecektir.