Münif Paşa ile Akyiğitzade Musa Bey'in eserlerinde ticaret serbestisi ve himaye usulü: Mukayeseli bir inceleme
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA TINMAZ
Danışman: Ebül Muhsin Doğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Osmanlı İmparatorluğu, kapitalizme eklemlenme sürecinde iktisadi zihniyette bir çok değişim geçirmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, "Ticaret serbest mi bırakılmalı yoksa korumacı politikalar mı izlenmeli?" sorusu üzerine pek çok tartışma yaşanmış ve fikir ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı, dönemin önde gelen şahsiyetlerinden Akyiğitzade Musa Bey ile Münif Paşa'nın eserleri bağlamında "ticaret serbestisi" ve "himaye usulü" kavramlarını tüm yönleri ile ele almaktır. Araştırmada kullanılan üç temel kaynak; Akyiğitzade Musa Bey'in İktisat Yahut İlm-i Servet, İlm-i Servet Veyahut İlm-i İktisat adlı eserleri ile Münif Paşa'nın İlm-i Servet adlı eseridir. Adı geçen eserler, Musa Bey ile Münif Paşa'nın bakış açıları ile "ticaret serbestisi" ve "himaye usulü" kavramları üzerinden karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. Bu sayede, serbesti ve himaye taraftarlarının öne sürdükleri delil ve karşıt görüşlerden, fikri ayrılığının çıkış sebepleri ortaya çıkarılmıştır. Araştırma sonucunda, Musa Bey'in himaye usulünü savunduğu, korumacılığın belli bir süreliğine ve verimli sektörlerde olması gerektiği, uluslararası rekabet gücüne erişildiğinde peyderpey himayenin kaldırılarak serbest ticarete geçilmesi düşüncesine sahip olduğu tespit edilmiştir. Münif Paşa'nın, ticaretin tamamen serbest bırakılması taraftarı olduğu, iktisadi liberalizm yanlısı olduğu, kısıtlama ve gümrük uygulamalarının teşebbüs hürriyetini engelleyeceği fikrinde olduğu belirlenmiştir. Eserlerin yayın dönemi, tarihi ve ekonomik şartlar dikkate alındığında, iki düşünürün de konuyu objektif biçimde ele aldığı, karşı görüşte olanların savunmaları ve delillerinin kapsamlıca tahlil edildiği, en sonunda kendi düşüncelerinin ne olduğuna temas etmeleri bu bağlamda yapılan tartışmalara zengin bir temel oluşturmuştur. Osmanlı İmparatorluğu'nun miadını doldurması ile berebar, iktisadi manada benzer sorunlar ve tartışmalar iki kutuplu olarak "liberal iktisat" ve "milli iktisat" biçiminde Türkiye Cumhuriyeti'ne sirayet etmiştir. Elde edilen bulgu ve tespitlerden hareketle bu çalışmanın, iki asırlık iktisadî zihniyet evriminin serimlenmesine ve iktisat tarihi çalışmalarına katkı sağlaması umulmakta, ayrıca konu üzerine akademik çalışma yapmak isteyenlere metodolojik olarak perspektif kazandırması beklenmektedir.