Romatoid artritli hastalarda nöropatik ağrı; santral sensitizasyon, yorgunluk, uyku ve yaşam kalitesi ile ilişkisi: kontrollü çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL KURTULAN ALKAYA

Danışman: Yeşim Akyol

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Romatoid artrit (RA) sinoviyal eklemleri ve eklem dışı organları etkileyen, progresif ve inflamatuar bir hastalıktır. RA'da ağrı hastaların en çok düzelmesini istediği semptomdur. RA hastalarında güncel tedaviler ile inflamasyon yeteri kadar baskılansa bile ağrının devam edebildiği, bu nedenle inflamasyon haricinde ağrıya katkı sağlayabilecek farklı ağrı yolakları olabileceği düşünülmektedir. Nöropatik ağrı (NA) somatosensoriyel sistemi etkileyen bir lezyon veya hastalığın doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkan ağrıdır. Periferik ve/veya santral mekanizmalarla oluştuğu, santral sensitizasyon (SS)'nin ise santral mekanizmaların temelinde yer aldığı belirtilmektedir. RA hastalarındaki ağrının nöropatik komponentler içerdiğini gösteren bulgular mevcuttur ancak NA veya SS prevelansı için kesin bir veri yoktur. Bu çalışmada, RA'lı hastalarda NA ve SS varlığını belirlemeyi, NA'nın SS, demografik ve klinik bulgular, yorgunluk, uyku ve yaşam kalitesi ile olan ilişkisini saptamayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniği tarafından takip edilen, American College of Rheumatology/European League Against Rheumatism (ACR/EULAR) RA Klasifikasyon Kriterleri'ni karşılayan 100 RA hastası (K/E=62/38, yaş=50,31±10,37 yıl) ve 100 sağlıklı kontrol (K/E=64/36, yaş=48,12±9,29 yıl) dahil edildi. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri kayıt edildi. Hastaların ağrı düzeyi ve sabah tutukluluğu vizüel analog skala (VAS), hastalık aktivitesi DAS-28 skoru ile değerlendirildi. Hassas ve şiş eklem sayısı, ESH (eritrosit sedimentasyon hızı) ve CRP (C-reaktif protein) düzeyleri kaydedildi. Hasta ve kontrol grubunda NA varlığı PainDetect ağrı anketi, SS varlığı Santral Sensitizasyon Ölçeği (SSÖ), yorgunluk düzeyi Yorgunluk Şiddet Skalası (YŞS), uyku kalitesi Pittsburg Uyku Kalite İndeksi (PUKİ), fonksiyonel durumları Sağlık Değerlendirme Anketi (HAQ), yaşam kalitesi Kısa Form-36 (SF-36) kullanılarak değerlendirildi. NA ve SS varlığının tespiti için kabul görmüş kesme skorları kullanıldı (sırasıyla PainDetect ≥19 ve SSÖ≥40). RA hastaları PainDetect ağrı skalası skoruna göre "NA olası (≥19) ", "NA belirsiz (13-18)" ve "NA olası değil (≤12) " şeklinde 3 alt gruba ayrılıp, alt gruplar tüm parametreler açısından karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. BULGULAR: RA hastalarında kontrol grubuna kıyasla PainDetect ve SSÖ skorları anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0,05). Hastalık süresi ortalaması 11,19±7,19 olan RA'lı hastalarımızın çoğunluğu en az bir hastalığı modifiye edici ajan (%95) ve biyolojik ajan (%63) kullanmakta olup orta düzeyde hastalık aktivitesine (DAS-28 skoru 3,36±1,28) sahip idi. RA'lı hastaların %15'i NA olası, %26'sı NA belirsiz ve %40'ı SS var olarak bulundu. RA'lı hastalarda NA ve SS var olma oranı kontrollere kıyasla anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05). "NA olası veya NA belirsiz" olan RA hastalarında ağrı VAS, SSÖ, YŞS, HAQ ve PUKİ skorları "NA olası değil" RA hastalarına kıyasla anlamlı düzeyde yüksek iken, SF-36 alt parametre skorları ise anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0,05). PainDetect skoru ile ağrı VAS, şiş eklem sayısı, sabah tutukluğu, DAS-28, HAQ, YŞS, PUKİ total ve SSÖ skorları arasında anlamlı pozitif korelasyon tespit edilirken, biyolojik ajan kullanım süresi ve SF-36 tüm alt parametre skorları ile arasında ise negatif korelasyon saptandı (p<0,05). SSÖ skorları ile ağrı VAS, HAQ, YŞS, PUKİ total skorları arasında pozitif korelasyon tespit edilirken, SF-36 tüm alt parametre skorları arasında negatif korelasyon saptandı (p<0,05). SONUÇ: RA'lı hastaların sağlıklı kontrollerden daha yüksek PainDetect ve SSÖ skorlarına sahip olduklarını bulduk. Dahası, RA hastalarında sağlıklı bireylere kıyasla daha yüksek oranda NA (%15) ve SS (%40) var olduğunu tespit ettik. RA'lı hastalarda NA semptomları ve SS arasındaki ilişki gözlemledik. Ayrıca, yüksek NA ve yüksek SS düzeyinin artmış yorgunluk, bozulmuş uyku, kötü fonksiyonel durum ve düşük yaşam kalitesi ile ilişkili olduğunu saptadık. RA hastalarında ağrı her zaman inflamasyondan kaynaklanmayabilir. Hastalar NA ve SS varlığı açısından da sorgulanmalı, gerekli durumda tedavi planı inflamatuar süreçler yanında nöropatik unsurları da içerecek şekilde olmalıdır. Böylece hastaların ağrı ve yorgunluk düzeylerinde azalma, fonksiyonel durumlarında iyileşme, uyku ve yaşam kalitelerinde düzelme sağlanabilir.